Mahkeme, eski Habertürk genel yayın yönetmeni Mehmet Akif Ersoy hakkında tutukluluğa devam kararı verdi. Bir tutuklu için ev hapsi kararı verilirken dosyada yer alan iki kadın mağdur ve şikayetçi olmadığını söyledi.

2025 sonunda ünlülere başlatılan uyuşturucu soruşturması medya sektörüne uzanmış, Ersoy 9 Aralık 2025’te gözaltına alınıp ertesi gün tutuklanmıştı. 10 Aralık 2025’ten yana cezaevinde bulunan Ersoy dahil yedi kişi hakkındaki iddianame, 20 Mayıs’ta tamamlanmış, mahkeme önce iade etmiş, eksikler tamamlanınca kabul etmişti. Ersoy’a 266 yıldan az olmamak kaydıyla hapis cezası talep ediliyor.
11 kişinin ‘mağdur’ sıfatıyla yer aldığı dosyada Ersoy’un yanısıra Mustafa Manaz, Ahmet Göçmez, Nurullah Mahmut Dündar, Taner Çağlı, Tolga Aykut ve Ufuk Tetik’se ‘şüpheli’.
‘Suç örgütü kurma’, ‘uyuşturucu kullanımı kolaylaştırma’, ‘zincirleme 11 nitelikli cinsel saldırı‘yla suçlanan Ersoy, bugün ikinci kez hakim karşısına çıktı. Duruşmaya tutuklu işadamı Manaz, tutuksuz sanıklar ve ‘mağdur’lar katıldı.
Dosyanın iki ‘mağdur’u, ‘Mağdur değiliz’ dedi
DHA’nın haberine göre uyuşturucu testinin negatif çıktığını belirten dosyanın ‘mağdurları’ndan gazeteci Elif Kılınç, “Ne bu dosyada ismi geçenler ne de başkaları tarafından mağdur edilmedim. Cinsel bir saldırıya maruz kalmadım, kalsaydım o gün şikayetçi olurdum. Ama bu süreçte mağdur edildim, işimden oldum, sağlığımı kaybettim. Beni işe alan Mehmet Akif Ersoy değildi. Kimseden şikayetçi değilim, mağdur da değilim” dedi.
Diğer ‘mağdur’ gazeteci Meltem Acet’se şunları söyledi: “52 yaşındayım, bütün hayatım altüst oldu. İsmim bir kurguyla bu soruşturmaya dahil edildi. Ben bu dosyada mağdur değilim, şikayetçi de değilim. Ama yaşadıklarımdan dolayı mağdurum, ismim bu dosyada geçtiği için mağdurum, ben evimden şüpheli sıfatıyla alındım.
Özel hayatım, ev adresime kadar sosyal medyada paylaşıldı. Bir gecede hayatım altüst edildi. Bu ortamda bulunmak istemiyorum. Maddi ve manevi kayıplara uğradım. İsmimin çıkartılmasını ve bir daha bu dosyaya dahil olmamak istiyorum. Ben hiçbir şeye tanık olmadım.
Mehmet Akif’in benim işe girmemde yükselmemde etkisi yoktu. Tanışıklığım veya görüşmem yoktur kendisiyle.”
Hakim geçen celsede duruşmaya gelen gizli tanığa ‘Seni tanıklıktan çıkarıyoruz’ dedi
Mahkeme başkanı daha sonra gizli tanığa geçen celse duruşma salonunda bulunup bulunmadığını sordu ve sanıkların bu yönde beyanda bulunduğunu belirtti. Gizli tanık, “Geçen celse bu duruşma salonundaydım, duruşmayı dinledim” yanıtını verdi. Mahkeme başkanıysa “Seni bu şekilde dinleyemeyiz. Tanıklıktan çıkarıyoruz seni” dedi.
Ersoy: Örgüt lideri değilim, özür dilerim
Tutuklu Ersoy’sa şunları söyledi:
“Eylemlerin hiçbirinin olmadığı görülmüştür. Savcının suç olarak isnat ettiği hiçbir suçun deliliği olmadığı bellidir, kimse şikayetçi değildir. Geçen celse bazı isimlerden özür diledim, Meltem ve Elif’ten de özür diliyorum benim arkadaşım olmalarından dolayı yaşadıklarından dolayı.
Ortada bir örgüt yok, ben örgüt lideri falan değilim. Erkekler sanık, kadınlar mağdur oldu. Herkes başta şüpheliydi. Herkes mağdur burada. Tahliyemi talep ediyorum.
Adımı internete yazarsanız iftira, hakaret, çirkin iddiaları görürsünüz, benim bu halde bırakın kaçmayı evden dışarı çıkamayacağıma bile emin olabilirsiniz. Tahliyemi ve beraatimi talep ediyorum.”
Tutuklu Mustafa Manaz’sa “Masumiyet karinesi hiçe sayıldı. Çok ağrıma gidiyor, kaldıramıyorum. Onurum ve şerefim için yaşadım ben. Şirketim vardı, şu anda haciz konulmuş ve banka hesapları bloke edilmiştir. Dosyada somut hiçbir şey yok, söylenti ve laf hepsi. Hazmedemiyorum. Tahliyemi ve beraatimi istiyorum” dedi.
Karar
Savcı ara mütalaasında tutuklu sanıkların tutukluluk halinin devamına ve dosyadaki eksik hususların giderilmesini talep etti.
Aranın ardından mahkeme, Ersoy’un tutukluluk halinin devamına, Manaz’ınsa ev hapsine karar verdi. Duruşma 28 Ocak’a ertelendi.