Marmara İletişim, hocalarını uğurladı: İçeride kalan, hür zihinli dostlarımızla dayanışmalı

 

686 Sayılı Kanun Hükmünde Kararname’yle ihraç edilen Marmara Üniversitesi İletişim Fakültesi’nden akademisyenler Dr. Utku Uraz Aydın, Burcu Yılmaz ve Emre Tansu Keten eşyalarını toplayarak üniversiteden ayrıldı.

Fotoğraf: Fatma Yörür

Marmara Üniversitesi’nin farklı kampüslerinde devam eden eylemlerin üçüncü gününde Nişantaşı kampusunden “Teslim olmadık, olmayacağız”, “Yaşasın sınıf dayanışması” sloganları yükseldi.

686 Sayılı KHK’yla, 115’i Barış İçin Akademisyenler İnisiyatifi’nden Türkiye’nin en köklü üniversitelerinde görev yapan tam 330 akademisyen meslekten ihraç edilmişti. 72 kişinin ihraç edildiği Ankara Üniversitesi’ni, 23 akademisyenin ihraç edildiği Marmara Üniversitesi izliyordu.

‘Emeğimize el konuldu’

İhraç edilen akademisyenler Emre Tansu Keten, Burcu Yılmaz ve Uraz Aydın. Fotoğraflar: DİKEN

Barış İçin Akademisyenler’den Aydın, Yılmaz ve Keten bugün İletişim Fakültesi’nin yer aldığı Nişantaşı kampusünden öğrenci, mezun ve meslektaşlarının katılımıyla düzenlenen eylemin ardından ayrıldı.

Dr. Utku Uraz Aydın, bir siyasi tasfiye operasyonuna maruz kaldıklarını belirterek şunları söyledi: “Bu üniversiteye, öğrencilerimize, kendimize vermiş olduğumuz emeğe el konuldu. Biz bunu açıkçası başta üniversiteleri, genel olarak bütün eğitim alanını hedef alan siyasal tasfiye operasyonunun bir parçası olduğunu düşünüyoruz. Çünkü yüzlerce Eğitim-Sen’li öğretmen arkadaşımızın da, o gece ihraç edildiğini biliyoruz.”

Dr. Utku Uraz Aydın

Sadece ihraç edilen akademisyenlere değil, içeride kalanlara da destek olunması gerektiğini söyleyen Aydın şöyle devam etti: “Buradaki destek çok önemli. İhraç edilenlere destek çıkılması çok önemli ama bu dayanışmanın sadece bizler için değil, hala üniversitede olan hür zihinli dostlarımıza da gösterilmesi gerekiyor. Onların iki gün sonra ihraç edilmemesi için de bir mücadelenin var olduğunu biliyoruz.”

Yılmaz, “Biz direnmeye devam edeceğiz. Barış arayışının ihraç sebebi olmadığı bir akademiye geri döneceğiz. Bu süreçte yanımızda olanları da unutmayacağız” diye konuştu.

‘Komedyadan trajediye dönüştü’

Marmara Üniversitesi’nde ihraç edilen akademisyenler

 

Marmara Üniversitesi İletişim Fakültesi Radyo TV Sinema Bölüm Başkanı Prof. Dr. Şükran Esen de, akademisyenlerin suç işlemediğini belirterek şöyle konuştu: “Güzel bir günde değiliz, zor günlerden geçiyor Türkiye. 1980’lerde daha kötüsünü yaşadık, ona yaklaşıyoruz ama bugünler de altta kalacak. İhraç edilen üç arkadaşımız için buradayız. Onların bilimsel çalışma dışında bir şey yapmadıklarını biliyoruz. Suçsuz olduklarını biliyoruz. Onların bilimin gerektirdiğini yansıtarak her şeyi sorguladıklarını biliyoruz. Bilim sorgulamayı gerektirir. Bilimin gerektirdiği şey, üniversitelerin gerektirdiği şeydir. Onun için sorgulanması gerekirken ‘Neden sorguladınız’ diye ihraç edilmesi bizim açımızdan yanlıştır. Bu yanlışın düzeltileceğine inanıyoruz. Yanlışlıklar komedyası oynanıyor. Komedyadan trajediye döndü.”

Üç akademisyen, odalarından da videolarla mesaj gönderdi.

Akademisyenler eylemin ardından desteğe gelen öğrencileri, mezunlar ve meslektaşlarıyla kucaklaştı. Nişantaşı kampusü önünde hatıra fotoğrafı çeken akademisyenler üniversitelerine veda etti.

Marmara Üniversitesi’nde eylemler üç gün daha devam edecek. Fakültelerdeki ‘eylem takvimi’ şöyle:

  • 16 Şubat Perşembe, 12:00 – Anadolu Hisarı Kampusu
  • 17 Şubat Cuma, 12:00 – Başıbüyük Kampusu
  • 21 Şubat Salı, 12:00 – Pendik Tıp Fakültesi Kampusu

Prof. Kaboğlu: Öğrencilerimize eleştirel düşünceyi öğrettik, KHK her şeyi sıfırladı

Marmara Üniversitesi’nde dekan yardımcısı istifa etti: OHAL’de merkezileşme zirveye ulaştı

Üniversiteler ayaklandı, medya suskun: İhraçlara öğrencilerden dalga dalga tepki

Marmara Üniversitesi’nde ‘ülkücü’ sloganlarıyla akademisyenlere saldırı

İhraç edilen akademisyenler: İdeolojileri boşa çıkaran mafyatik bir düzen var

KHK’yla ihraç edilen Prof. Kaboğlu: Öldürseler daha az etkileyici olur

İbrahim Kaboğlu: Böyle bir ortamda yürütülecek bir halkoylaması kuşkusuz meşru olmayacak

İhraç edilen usta hukukçu Kaboğlu’dan ilk değerlendirme: Bu yapılan ayıptır