Levent Yılmaz: Yüksek faiz, kısa vade ve yüksek teminat oranlı bankacılıktan yatırım bankacılığına dönmeliyiz

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

İSO ‘Türkiye’nin İkinci 500 Büyük Sanayi Kuruluşu-2018’ araştırmasının sonuçları bize neler anlatıyor? İSO İkinci 500’deki işletmeler, 2018 yılında üretimden net satışlarını yüzde 27,8 artışla 107,6 milyar TL’den 137,5 milyar TL’ye yükseltmiş. Öte yandan her ne kadar üretimden satışlarda yüzde 6,2’lik bir reel artış sağlansa da ihracatın bu artıştaki katkısının oldukça sınırlı kalması yakından takip edilmesi gereken bir veri olarak karşımıza çıkıyor.

Bu kapsamda; her çeyrekte oldukça yüksek karlar açıklayan ama söz konusu kredi vermeye gelince muhafazakâr davranan konvansiyonel bankacılığın KOBİ’ler üzerinde oluşturduğu ilave maliyetleri de göz önüne almamız lazım. Her zaman söylediğim üzere, Türkiye’nin ‘yüksek faiz, kısa vade ve yüksek teminat oranlı‘ bankacılık modeli yerine hızla reel sektörü, istihdamı ve ihracatı önceleyen ‘yatırım bankacılığı‘ modeline dönmesi gerekmektedir.

Levent Yılmaz’ın yazısı