MESUDE DEMİR
@mesudedemirr
İç hastalıkları ve kardiyoloji uzmanı Prof. Dr. Canan Karatay’a karşı açılan meslekten men davasının ilk duruşması bugün yapıldı. Karatay’ın da hazır bulunduğu duruşmada, avukatlarının zaman aşımı nedeniyle davanın reddi talebi kabul görmedi.

Karatay kendisine meslekten men edilmesi talebiyle dava açan ve iki ay önce vefat eden Ceyhun Ülker’i, konuyla ilgili her röportajında yaptığı gibi duruşmada da ‘yüksek miktarda alkol almakla’ itham etti.
Ülker’in eşi Hürriyet Ülker, “Eşim alkolik değildi. Yine de hastasıyla ilgili, üstelik doğru olmayan bilgileri, böyle uluorta paylaşması hasta hakları ve tıp etiği açısından doğru değil” dedi.
Davanın ilk duruşması bugün İstanbul Anadolu Adliyesi 4’üncü Tüketici Mahkemesi’nde görüldü. Duruşmaya Karatay da katıldı.
Karatay: Tuz, kırmızı et, yumurta yürüyüşü başlattım
Karatay duruşmada, dört yıldır görmediği hastayla ilgili suçlandığını söyledi. 3-4 yıl hastası olan Ülker’in şeker hastası ve vücudu tuzsuz kaldığı için tansiyonunun yükseldiğini öne süren Karatay, “2015’teki kayıtlarında ürik asit yüksekliği vardı. Alkol (büyük şişe) ve sigara kullanıyordu. Bu sağlığını olumsuz etkiliyordu” dedi.
Karatay kendi adını taşıyan diyet ve diyabet beslenme listesi verdiğini söyledi. Hastasının birçok risk faktörünün verdiği tedavilerle düzeldiğini söyleyen Karatay, sözlerini “Ülkede tuz yürüyüşü, kırmızı et yürüyüşü ve yumurta yürüyüşü başlattım” diyerek tamamladı.
Oysa ki tedavi kılavuzları, bilim insanları, ilgili uzmanlık dernekleri tuzun tansiyonu yükselttiğini ve buna bağlı ciddi sağlık sorunlarının yaşandığı uyarısını sık sık yineliyor.
‘Kapısında kardiyolog yazdığı için gittik’
Eşinin yasını tutan Hürriyet Ülker Diken’e konuştu. Karatay’ın kendisini ‘gerçek tıpçı’, uygulamalarınıysa “kadim tıp” diyerek anlattığını belirten Ülker, şöyle devam etti:
“Bunun cevabını hekimlere bırakıyorum. Ancak biz kendisine kadim tıpçı olduğu için gitmedik. Kapısında ‘kardiyolog’ yazıldığı için, anjiyo verilerimizle gittik.
Bizim itirazımız tıp literatürünün benimsemediği, ortak konsensüs oluşturmadığı, laboratuvar verileriyle desteklenmeyen deneysel tedaviyi uygulaması.
Dört yıl boyunca her dediğini yaptık. Karatay her fırsatta ilaç kartellerini suçluyor. İlaçları kesip yerine verdiği takviyeler çok pahalı. Bunları kim üretiyor, yine ilaç firmaları.”
Karatay’ın her konuşmasında eşinin alkolik olduğunu söylemesine de itiraz eden Ülker, “Eşimin tıbbi öyküsünde alkolizm gibi bir tanı yok. İsteyen bakabilir. Karaciğerle ilgili tahlilleri mahkemeye sunduk. Tahliller Karatay’ı yalanlıyor” dedi.
Davayı sonuna kadar götürmeye kararlı olan Ülker, “Başka insanlar ölmesin. Asla pes etmeyeceğim” diye konuştu.
Ne olmuştu?
Aileden aldığımız bilgiye göre Karatay’ın eski hastası Ülker’in beş damarı tıkalıydı. Dört ayrı hastanelerden hekimler by-pass olması gerektiğini söylemişti. 2016 başlarında televizyonlarda yayınlanan programlardan izleyerek tanıdığı ve giderek de inandırıcı bulduğu Karatay’a gitti.
Karatay kalp değil şeker hastası olduğunu söyledi. Yaşam biçimini değiştirmesi halinde sağlığına kavuşacağını vaat etti. Kullandığı tüm ilaçları bıraktırdı. Yüksek tansiyonu için hafif dozda bir ilaç ve bol tuz reçeteledi. Tuzla kısa sürede tansiyonunun dengeleneceğini söyledi.
Ülker’in tansiyonu düşmek yerine artmaya başladı. Ek olarak bazı vitamin iğneleri, hapları ve iyot takviyesi verdi. İkinci seneye gelindiğinde tansiyonu 23/15, kreatin seviyesiyse sınır değere ulaşmıştı. Karatay bunu da tansiyonun kişiye özel olduğunu söyleyerek açıkladı, merak etmemesini tembihledi.
Ülker üç yılın sonunda düz yolda yürüyemez hale geldi. Anjinaları (kalbe giden kan akışının azalmasıyla meydana gelen bir tür göğüs ağrısı) sıklaştı. Bu ciddi bir kalp krizi riskiydi. Kreatinin değeri, böbreklerin iflasını haber veriyordu.
Son gidişinde Karatay, “Bu durumda kalp krizi riskinizin olduğunu kabul etmemiz gerekiyor. Sonuçlara göre böbreklerinizi de kaybettiğiniz anlaşılıyor. Tedavi sona erdi, artık bana gelmenize gerek yok” dedi.
Ülker bypass ve böbrek nakli oldu. Bütün yaşamı değişti. Organ reddini önleyen ilaçlar bağışıklık sistemini baskılıyor. Belki de bu yüzden yemek borusu kanseri oldu. Kanser tedavisi görürken öldü.
Ülker ölmeden önce Karatay hakkında meslekten men cezası talebiyle dava açtı.
Davanın ikinci duruşması 25 Nisan’da görülecek.