Uyku kalitenizi ya da kalp atışınızı ölçmek için akıllı saat ya da yüzük satın alabiliyorsunuz. Sağlık teknolojisinin yeni hedefiyse çok daha mahrem bir yerde: Tuvaletiniz.

The Guardian’ın haberine göre klozet üreticisi Kohler’in yeni ‘kaka izleme kamerası’ Dekoda, klozetin içindekileri fotoğraflayıp görüntüleri bir uygulamaya gönderiyor.
Sonra dışkı örneklerini analiz ederek bağırsak sağlığınızı puanlıyor.
Akla ‘dünyanın en tehlikeli filozofu’ diye anılan Slovenyalı Slavoj Žižek’in ülkelere göre tuvalet kültürlerini kıyasladığı meşhur satırlar geliyor.
Zizek, bir zamanlar Alman tuvaletlerinin dışkıda ‘koklanıp hastalık belirtisi aranabilmesi’ için özel raflara sahip olduğunu yazmıştı. Fransız tuvaletleri, tam tersine, dışkıyı ‘olabildiğince hızlı yok edecek’ şekilde tasarlanmıştı.
Amerikalılar ise ortada bir yerdeydi: “Su dolu leğende yüzen dışkı görünür, ama incelenmez.’’
TikTok’ta ‘kaka günlüğü’ akımı
Fakat her şeyi ‘en iyi hale’ getirmeye, mükemmelleştirmeye takıntılı bir dünyada, dışkı gözlemciliği en az uyku takibi ya da adım saymak kadar popülerleşti.
Öyle ki sosyal medya platformu TikTok’ta bazı kullanıcılar ay boyunca her tuvalete gidişini kaydederek ‘kaka günlüğü’ tutuyor.
Örneğin 2024’te ‘günlük tutan’ bir kullanıcı, ‘‘Bu yıl 329 kez kaka yaptım. Ortalama bir kaka 100 ila 450 gram arasındaydı. Yani yılda yaklaşık 60 kilo kaka yapmışım!” diye anlatıyor.
King’s College London’da mikrobiyom uzmanı Emily Leeming’e göre herkes kakasının şekline ve rengine bakmalı: “Hepimiz kakamıza bakmalıyız. Çünkü bu ücretsiz bir bağırsak sağlığı testi gibi. Sadece ne sıklıkla yaptığımız değil ayrıca kakanın rengi ve şekli de önemli. Aradığınız tip, içinde çatlaklar olan bir sosis veya pürüzsüz bir sosis şekli.”

Kohler Health’in CEO’su Kash Kapadia, ‘kaka izleme kamerası’nın kullanıcının parmak iziyle çalışmaya başladığını söylüyor:
‘‘İdrarınız tuvalet suyuna değdiği anda kameranın LED ışıkları yanıp sönmeye başlıyor. Kohler’in sistemine yüklenen görüntüler ‘özel algoritmalar’ca analiz ediliyor. Üç ila beş dakika sonra sonuçlar kullanıcının uygulamasında görülüyor.”

İnsanları takıntılı hale getirebilir
Diyetisyen Amanda Sauceda, ‘kaka izleme kamerası’ fikrine temkinli yaklaştığını belirtti. Kakanın nasıl göründüğüne bu kadar önem vermenin ‘zararlı’ olabileceği görüşünde:
”Herkes her defasında uzun, pürüzsüz ve yılan şeklinde kaka yapmalıymış gibi yaygın bir inanış var. Fakat bu hiç gerçekçi değil. Bu tür cihazların insanları ‘ideal bağırsak’ peşine düşürüp takıntılı hale getirmesi çok muhtemel.”
Sauceda kendi bağırsak hareketlerini ‘Bristol kaka tablosu’na göre takip ediyormuş. ”Bağırsaklarınızın ne durumda olduğunu anlamanın en iyi yolu kakanıza bakmak” diyor Sauceda. ”Üstelik bunun için pahalı bir kameraya ihtiyacınız yok.”