Kadın doğumculara muayenehanede 'kürtaj yapmayın' baskısı

İstanbul’da ilçe sağlık müdürlükleri ekipleri, kadın hastalıkları ve doğum uzmanlarına kürtaj yapmamaları yönünde baskıyı sürdürüyor. Muayenehanelerinin kapatılacağı uyarısında bulunan ekipler, hekimlerden yapmayacaklarına dair taahhütname imzalamasını istiyor.

Kürtaja bir 'politik' engel daha
Fotoğraf: AA

Mevcut yasa ve yönetmeliklere göre 10’uncu haftaya kadar olan gebelikler isteğe bağlı olarak belli şartlarda muayenehanelerde sonlandırılabiliyor. 10 haftanın üzerindeki gebeliklerse sadece tıbbi nedenlerle sonlandırılabiliyor.

İstanbul’un ilçesi Ümraniye’de kadın hastalıkları ve doğum uzmanına, muayenehanesinde kürtaj yaptığı gerekçesiyle Sağlık İl Müdürlüğü tarafından idari yaptırım kararı tebliğ edilince, İstanbul Tabip Odası da bunun kanun ve yönetmeliklere aykırı olduğu gerekçesiyle 12’inci İdare Mahkemesi’nde dava açmıştı.

Mahkeme de muayenehanede kürtaj yasağını hukuka aykırı buldu. Kararında uygulanması halinde telafisi güç zararların doğacağı belirtildi. Mahkeme önce yürütmeyi durdurdu, arkasından 14 Şubat’ta hekim hakkındaki idari yaptırım kararının iptaline hükmetti. Bu karar İstanbul Valiliği’nin temyiz başvurusunun 9 Eylül’de reddedilmesiyle kesinleşti.

İkinci davadaysa 12 Haziran’da bu kez İstanbul 14’üncü İdare Mahkemesi tarafından hekimin muayenehanesine yönelik faaliyet durdurma kararının yürütmesi durduruldu.

Bu kararlara rağmen sağlık müdürlükleri kürtaj yaptırmamak için uğraşıyor. İstanbul Tabip Odası Başkanı Prof. Dr. Osman Küçükosman, ilçe sağlık müdürlüklerinin, denetleyici işlemler yaparken üst hukuk kurallarına ve mahkeme kararlarına uygun hareket etmekle yükümlü olduklarını hatırlattı.

Bu ve benzeri hukuka aykırı uygulamalarla karşılaşan meslektaşlarının yanında olmaya devam edeceklerini belirten Küçükosmanoğlu, şunları söyledi: “Kamudan bu hizmeti almak neredeyse imkânsız hale geldi. Herhangi bir tıbbi endikasyonu olmayanların istemli kürtaja kamuda ulaşması mümkün değil.

Şimdi de muayenehanelerde yapılması engellenmeye çalışılıyor. Sağlık müdürlükleri denetimlerde ‘şurası eksik, burası eksik, koşullar uygun değil’i bahane ediyor.

Meslektaşlarımız idareyle sürtüşmemek için kürtaj yapmayı bırakıyor.

Kürtaj yasal bir haktır. Kadın hakkıdır. Yargının kararı da bu yönde oldu. Kadın hastalıkları ve doğum uzmanları koşullarını sağlayarak kürtaj yapabilirler. Bundan vazgeçmesinler. Biz hukuk büromuzla destek oluruz.

Hekim yapmazsa, kürtaj merdiven altına inebilir. Bu da kadın hayatını tehlikeye sokar.”

Kadınlar nereye gitsin?

AKP iktidarıyla birlikte muhafazakarlaşma ve pronatalist (doğumları özendirici) politikalar, kamunun cinsel sağlık ve üreme sağlığı hizmetlerine yaklaşımını belirledi. Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın iktidarının ilk dönemlerinden itibaren üç hatta dört çocuk çağrısı yaptı.

Kürtajı ‘cinayet’ olarak nitelendirdi. 2012’de Erdoğan’ın “Her kürtaj bir Uludere’dir” demesiyle kürtaj fiilen engellenmeye başlandı.

2020’de Kadir Has Üniversitesinin 295 kamu hastanesi ile görüşülerek yaptığı araştırma hastanelerin sadece 10’unda isteğe bağlı kürtaj yapıldığını (bu 10 kamu hastanesinin bulunduğu il sayısı ise sekiz) ortaya koydu.

Bu sekiz il dışında yer alan ve Türkiye nüfusunun dörtte birinin yaşadığı İstanbul’da ise sadece bir kamu hastanesinde sekiz haftaya kadar gebeliklerde isteğe bağlı kürtaj yapılıyor.

Aynı araştırmaya göre görüşülen hastanelerden 55’inde, ‘kürtajın yasak olduğu ya da yasal olmadığı’ söylenerek danışanlara yanlış ve yanıltıcı bilgi verildi.

Kadınlar: İlaçla kürtaj da bir hak!

Erdoğan kürtaj için ‘cinayet’ dedi