İstanbul’da İsrail saldırılarıyla ilgili konuşan İran Dışişleri Bakanı Abbas Erakçi, ‘müzakereli çözüm hazır olduklarını’ söyledi.

İslam İşbirliği Teşkilatı (İİT) Dışişleri Bakanları Konseyi (DBK) 51’inci oturumu Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’ın ev sahipliğinde İstanbul’da düzenleniyor.
‘2015’teki anlaşma diplomasinin işe yarayabileceği anlamına geliyor’
Oturum öncesi gazetecilere konuşan İranlı bakan Erakçi şunları söyledi:
“ABD’yle 15 Haziran’da yapılacak altı tur müzakerelerinden iki gün önce İsrail, İran’a saldırmaya karar verdi. Diplomasiye karşı oldukları açık, bu sorunun barışçıl bir şekilde çözülmesini istemiyorlar, 2015’teki gibi müzakereli bir çözüme kesinlikle hazırız.
ABD, Rusya, Çin, Fransa, İngiltere ve Almanya’dan oluşan P5+1 ülkeleriyle 2015’te anlaşma yaptık. Bu, iki yıllık müzakerelerin sonucuydu ve sonra anlaşmayı imzaladığımızda tüm dünya bunu kutladı.
Yani bu diplomasinin işe yarayabileceği anlamına geliyor. Geçmişte işe yaradı ve gelecekte de işe yarayabilir fakat diplomasiye geri dönebilmemiz için saldırganlığın durdurulması gerekiyor.
‘ABD’nin de bu saldırganlığa katılabileceğini duyduk‘
Halkımız bombardıman altındayken ABD’yle müzakereye gidemeyeceğim açıktır. Ne yazık ki ABD’nin başından beri bu saldırganlığın içinde olduğu sonucuna vardık. Bunu inkar ettiler.
İşin içinde olmadıklarını söyleyip duruyorlar ama ilk günden beri işin içinde olduklarına dair elimizde pek çok gösterge var ve şimdi ABD başkanının (Donald Trump) attığı tweetler ve verdiği röportajlar, ABD’nin bu konulardaki liderliğinden bahsettiğini açıkça ortaya koyuyor.
Maalesef ABD’nin de bu saldırganlığa katılabileceğini duyduk. Bu, çok talihsiz bir durum olacaktır. Bunun herkes için çok ama çok tehlikeli olacağına inanıyorum.”
İran ve P5+1’in nükleer anlaşması neydi?
P5+1 ülkeleri (BM Güvenlik Konseyi’nin beş daimi üyesi: ABD, Rusya, Çin, İngiltere, Fransa ve Almanya) ve İran, 14 Temmuz 2015’te anlaştı.
Amaç İran’ın nükleer programını sınırlamak ve nükleer silah geliştirme olasılığını engellemekti.
Karşılığında İran’a uygulanan ekonomik yaptırımların kaldırılması öngörüldü.
Ancak 2018’de ABD Başkanı Donald Trump anlaşmadan çekildi ve yaptırımları yeniden devreye soktu.
İran’ınsa 2019’dan itibaren anlaşmanın bazı maddelerine uymamaya başladığı belirtildi.
Ne olmuştu?
İsrail, 13 Haziran’da İran’ın askeri ve nükleer programını hedef aldığını söyleyerek geniş çaplı bir hava saldırısı başlatmıştı. İsrail ile İran arasındaki karşılıklı saldırıların dokuzuncu gününde iki taraf da henüz geri adım atmadı.
Sabrının tükendiğini belirten Trump, İran’ın ‘koşulsuz şartsız teslim olmasını’ istediğini yazmış, İran’ın ruhani lideri Ali Hamaney’in nerede saklandığını bildiklerini ama ‘şimdilik’ onu öldürmeyeceklerini söylemişti. Buna karşılık Hamaney “Aklı başında biri İran’ı tehdit etmez” diye yanıt vermişti.
ABD başkanı 18 Haziran’da da Beyaz Saray’da İran’ın müzakere etmek istediğini söyledi fakat bunun daha önce yapılması gerektiğini yinelemişti:
“Neden tüm bu ölüm ve yıkımlardan önce benimle müzakere etmediler? Neden müzakere etmezsiniz? İnsanlara şöyle dedim: Neden benimle iki hafta önce müzakere etmediler. Gayet yapabilirlerdi. En azından şimdi bir ülkeye sahip olurdunuz.”
Son olarak Beyaz Saray, Trump’ın İran’a ilişkin kararını (saldırı yapıp yapmama) iki hafta içinde vereceğini duyurmuştu.
İran Sağlık Bakan Yardımcısı Abdurrahman Rustemiyan, İsrail saldırıları sonucu 430 sivilin öldüğünü, yaralı sayısınınsa 3 bin 500’e çıktığını açıklamıştı.
İsrail’se İran’ın misilleme saldırılarında 25 kişinin öldüğünü, 2 bin 517 kişinin yaralandığı duyurdu.