İstanbul Üniversitesi’nden (İÜ) bilim insanları, uçak yakıtlarından alınan örnekler üzerindeki araştırmalarda ‘Facivitalis İstanbulensis’ adlı bir bakteri cinsi keşfetti.

Profesör Esra Sungur, Doç. Dr. Miray Onan ve Dr. Öğretim Üyesi Simge Arkan Özdemir’in üç yıl önce başladığı çalışmada uçak yakıtından alınan örnekler laboratuvar ortamında incelendi.
Araştırmada çevresel koşullara son derece dayanıklı, ekstrem koşullara uyum sağlayan, ‘Facivitalis İstanbulensis’ adlı bir bakteri cinsi keşfedildi.

‘Facivitalis İstanbulensis’, Antonie van Leeuwenhoek dergisinde yayınlanıp validasyon onayını almasıyla bilim dünyasında tescillendi.
Yeni bakteri, çevre kirliliğini önleme ve sürdürülebilir enerji üretimi gibi kritik alanlarda kullanılacak.

‘Analizler yaptıkça bakterinin yeni bir cins olduğunu gördük’
Araştırmanın bir doktora öğrencisinin tez çalışması kapsamında başladığını ve mikroorganizmaların yol açtığı korozyon üzerine çalıştıklarını belirten Sungur, bu kapsamda özel bir uçak şirketinden yakıt temin ettiklerini anlattı.

Sungur, çalışmada hedeflerinin ilk olarak ‘mangan okside eden’ bir bakteriyi izole ederek mikrobiyolojik korozyon deneyleri yapmak olduğunu paylaştı.
Bakteriyi izole ettiklerinde ilk başta yeni bir bakteri cinsi bulduklarının farkında olmadıklarını söyleyen Sungur şöyle devam etti: “Biz ilk izole ettiğimizde bulduğumuz bakterinin sphingomonas cinsinin yeni bir türü olduğunu düşündük açıkçası. Çalışmalar ilerledikçe, ileri analizler yaptıkça aslında bakterinin yeni bir tür olmadığını, yeni bir cins olduğunu gördük ve bir üst seviyeye daha çıkmış olduk.”
‘Bakterinin özel genler taşıdığını gördük’
Sungur, bunun üzerine daha detaylı analizler yapmaya başladıklarını anlattı.
Yeni bakteri cins ve türlerinin dünyadaki bazı taksonomi merkezlerince kabul edilmesi gerektiğini, bu kapsamda başvuru yaptıklarını, onayın ardından makaleyi dünya kamuoyuna duyurduklarını söyledi
Sungur, buldukları bakterinin izole edildiği koşullar açısından ekstrem bir koşulda olduğunu, bu koşullarda her bakterinin yaşayamayacağını belirtti:
“Çalışmada ileri moleküler analizler yaptık ve bakterimizi tanıdık. Araştırmamızda bakterimizin bazı özel genler taşıdığını gördük. Bu genlerin, bakterinin çevresel koşullara adapte olmasını, zorlu koşullarda yaşamasını sağlayacak, virülans ve patojeniteye karşı mücadeleye katkıda bulunabilecek çok ekstrem özellikleri olduğunu gördük.”
‘İnsanlar açısından da çok kıymetli’
Sungur ayrıca ‘Facivitalis’in ‘uçak yakıtında yaşayan’ demek olduğunu, ‘İstanbulensis’ ismininse İstanbul Üniversitesi’ne atfen konulduğunu söyledi.
Sungur, her mikrobiyoloğun hayalinin yeni bir cins, yeni bir tür bakteri keşfetmek olduğunu aktararak sözlerini şöyle tamamladı: “Doğada var olup, sizin onu bilmediğiniz, tanımadığınız, tanınmayan birini ortaya çıkarmak aslında en büyük keşiftir. Sonrasında da bu bulduğunuz keşfin eğer insanlık açısından ya da biyoteknolojik çalışma açısından kıymetli olduğunu görürseniz, o zaman yaptığınız iş anlam kazanıyor. Kimlerle beraber bu dünyayı paylaştığımızı ortaya koymak aslında sadece bilimsel açıdan değil, tüm insanlar açısından da çok kıymetli.”