İkizköylülerden YK Enerji'ye suç duyurusu: Yanlışların bedelini Akbelen Ormanı'na ödetemezsiniz

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun ‘5’li çete’ olarak tanımladığı gruptan Limak Holding ve İÇTAŞ ortaklığındaki YK Enerji, Muğla’nın Milas ilçesindeki Akbelen Ormanı’nı talan edecek olan projesine meşruiyet kazandırmak için şimdi de Türkiye’de yaşanan elektrik arzı krizini bahane etti.

İkizköy Çevre Komitesi ve KARDOK Derneği YK Enerji Genel Müdürü M. Serhat Dinç hakkında Türk Ceza Kanunu Madde 288 Adil Yargılamayı Etkilemeye Teşebbüs Suçu kapsamında Milas başsavcılığına suç duyurusunda bulundu.

İkizköy Çevre Komitesi ve KARDOK Derneği’nin açıklaması şöyle:

“Bir süredir ülke genelinde yaşanan elektrik kesintileri hükümetin 20 yıldır yerel altyapı ile birlikte yenilenebilir enerji santrallerini teşvik etmekten çok ithal kömür/doğalgaz santrallerine öncelik vermesinden; ithal kömür/doğalgaz fiyatlarının küresel düzeyde artmasından ve hükümetin uluslararası enerji anlaşmalarındaki basiretsiz tutumundan kaynaklanmaktadır. 2020 yılı kesinleşmiş verilerine göre elektrik üretiminde yüzde 43,6 oranında ithal kaynak kullanılmıştır. 2021 yılında su gelirlerinin düşmesi ile birlikte bu oranında artması yüzde 48-50 arasında gerçekleşmesi beklenmektedir.

Bu yanlışların, beceriksizliklerin bedelini Akbelen Ormanı’na, biz İkizköylülere ödetemezsiniz!

İnsanlarımızın canına tak eden fahiş faturaların içinde kömüre verilen yüksek teşvikler, yüksek alım garantileri, şirketler tarafından ödenmeyip kamuya dayatılan özelleştirme kredi borçları, hepsi var!

YK Enerji’nin sadece 2020 yılında net kârı 180 milyon Dolar! İstihdam ediyorum diye övüne övüne bitiremediği santral ve madendeki emekçilere ödediği toplam para 12 milyon Dolar. Yani bu iki şirketin sahibi iki kişi, 3000 kişinin tam 15 katı para kazanmış bir yılda!

Bu emekçiler ve biz tüm İkizköylüler Yeniköy Kemerköy termik santrallerinin ve madenlerinin tozundan, zehrinden soluyup hastalanıp, ölüyoruz. Üstüne bir de fahiş elektrik faturaları ödüyoruz!!!

Süslü sözlere gerek yok. Bu haksızlık böyle süremez. Bu talan duracak. Her şeyden önce #AkbelenOrmanınıVermeyeceğiz!”

‘Yüzde 1’ini oluşturuyor’

YK Enerji genel müdürü bir konuşmasında Yeniköy ve Kemerköy termik santrallerinin Türkiye’nin enerji arzındaki payının yüzde 5, başka konuşmasında yüzde 2,5, bir başka konuşmasında da yüzde 2 olduğunu söylemişti.

Dernek bu oranlardaki tutarsızlığa dikkat çekerek şunları söyledi: “Türkiye’de elektrik enerjisi üretimi kurulu gücü Aralık 2021 itibariyle 99.819,6 MW’a ulaşmıştır. Yeniköy ve Kemerköy Termik Santrallerinin toplam kurulu gücü 1050 MW’dir. YK Enerji’nin bu iki santrali ülkedeki toplam kurulu gücün sadece yüzde 1’ini oluşturmaktadır. Bu iki santral Türkiye’nin toplam elektrik üretiminin 2018 yılında yüzde 1,06, 2019 yılında yüzde 1,48, en fazla ise 2020 yılında yüzde 1,7’sini gerçekleştirmiştir.”

Dernek ayrıca ülkedeki kayıp-kaçak oranına da dikkat çekti: “Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu’na göre Türkiye’de halen yüzde 12’nin üzerinde kayıp kaçak oranı vardır. Bu kayıplar önlendiğinde Yeniköy veya Kemerköy termik santralleri gibi 10 santral daha kapatılabilir ve elektrik arzında sorun yaşanmaz.”

Dünyanın birçok yerinde olduğu gibi Türkiye’de de elektrik şebekesinin enterkonnekte sistemiyle tek parça olduğu hatırlatılan açıklamada şöyle devam edildi: “Dolayısıyla bu iki santralin elektrik üretmemesi diğer bir deyişle sistemden çıkması YK Enerji Genel Müdürü’nün iddia ettiği gibi ülkenin, ya da yine açıklamada ifade edildiği gibi bölgesel olarak İzmir, Aydın, Muğla illerinin elektriksiz kalmasına neden olmaz. YK Enerji A.Ş. Genel Müdürü’nün basın açıklamasında ifade edildiği gibi Yeniköy ve Kemerköy termik santrallerinin ülkemiz ve bölge adına ‘son derece’ hayati bir önemi yoktur. Bu ifade dayanaksız, yanlış ve yönlendirici bir ifadedir.”

YK Enerji genel müdürü Ekim 2021-Aralık 2021 tarihleri arasında şu açıklamayı yapmıştı: “Bugün kömürümüz var; ancak yürütmeyi durdurma kararının devamı arzda sıkıntı yaratacak. 7-8 ay içinde bunun sonuçlarını yaşayabiliriz. İzmir, Muğla ve Aydın başta olmak üzere bu durum tüm Türkiye’yi etkileyebilir. Barajlardaki su seviyesinin de düşük olduğu dönemlerde de bu risk artıyor. İthal kömürdeki fiyat artışını da düşünürsek, güvenilir yerli kaynağı kaybetmeyi millet olarak istemeyiz.”

Bu açıklamayı ‘aba altından sopa göstermek’ ve ‘mahkeme heyetini baskı altın almaya çalışmak’ olarak değerlendiren dernek bilirkişi raporlarını hatırlattı: “Aralık 2020 tarihinde maden sahalarının genişletilmesi projelerinin ÇED muafiyetinin iptali istemi ile İkizköylü yurttaşlar olarak açtığımız ve Muğla 3. İdare Mahkemesi tarafından yürütülen davada Aralık 2021 tarihinde mahkemeye sunulan bilirkişi raporunda ‘İleriki 2-3 yıl sonrasında her iki santralin ihtiyacı olan toplam max. 30.000 ton kömürün tamamının İkizköy- Işıkdere açık ocak işletmesinden karşılanacağı belirtilmektedir’ denmektedir.

Böylece, halihazırda işletmedeki saha olan Işıkdere Sahası’nın günlük toplam 30.000 ton kömür ihtiyacını en az 2 yıl boyunca karşılayabilecek rezervi olduğu bilirkişi incelemesi sonucu resmi olarak ortaya konmuştur. Ayrıca yine aynı bilirkişi raporu kapsamında YK Enerji’nin işletmesi altındaki Hüsamlar ve Belentepe sahalarında da kömür üretimi yapıldığı bilinmektedir. Mahkeme bilirkişi raporu ışığında, YK Enerji genel Müdürü’nün maden işletmelerinde 7-8 aylık kömür kaldığını ve bunun elektrik üretimini sekteye uğratacağını iddia eden sözleri tamamen asılsız ve kamuoyu ile mahkemeyi yönlendirmeyi hedefleyen açıklamalardır.”

Ne olmuştu?

Akbelen Ormanı’ndaki 740 dönümlük alında bulunan ağaçlar Yeniköy ve Kemerköy termik santrallerini işleten Limak Holding ve İÇTAŞ ortaklığındaki YK Enerji tarafından kesilmek istenmişti. Nedeni ise termik santrallere linyit sağlayacak açık maden ocağı yapmaktı. Şirket bunun için gerekli izin belgelerini de almıştı ancak İkizköylüler karara itiraz etmiş ve 22 Nisan’dan itibaren nöbet tutmaya başlamıştı.

17 Temmuz’da Orman Genel Müdürlüğü’nün ekipleri Akbelen Ormanı’na gelerek ağaç kesmeye girişmişti. Ancak köylüler ekipleri engellemişti.

28 Temmuz’da başta Manavgat olmak üzere Türkiye’nin birçok yerinde yangınlar çıkmış ve uzun süre havadan destek sağlanmadığı için kontrol altına alınamamıştı. Bu yerlerden biri de Muğla’ydı. Yöre halkı yangınlara müdahaleyle ile uğraşırken bu kez de YK Enerji tarafından tutulan işçiler adeta fırsat bu fırsat diyerek ağaçları kesmişti. Yangınları bahane eden şirket işçileri bir 105 ağaç kesmişti.

Yangınlarla boğuşan İkizköy halkı, ağaç kıyımına karşı eylem başlatmış, bölgeye jandarma gönderilmişti. Jandarma erleri nöbet tutan köylülere orantısız müdahalede bulunmuştu.

Direnenler kazandı: Akbelen’de yürütmeyi durdurma kararı

Akbelen’de orantısız jandarma müdahalesi: 60 yaşındaki teyzemizin kolu mosmor