Bir yandan fahiş kira artışları, diğer yandan kentsel dönüşüm nedeniyle bina bulmanın zorlaşması birinci basamak sağlık hizmeti veren aile sağlığı merkezlerini (ASM) de etkiliyor. Yüzde 300-350’yi bulan kira artışı, aile hekimlerinin belini büküyor.

Türkiye genelinde yaklaşık 8 bin 300 ASM’nin önemli bir bölümünde bina, deprem güvenliği ve fiziki koşullara ilişkin sorunlar devam ediyor. 100-150 bin lira kira talep edilen ASM’ler bulunuyor.
Sorunu yaşayan son ASM’lerden biri 10 bin kayıtlı hastaya, 16 yıldır hizmet veren Kartal 6 No’lu ASM oldu. Penceresi dahi bulunmayan ASM için marttan bu yana 38 bin lira kira ödeniyor. Mülk sahibinin bu kira bedelini daha da yükseltme ısrarı mahkemeye taşındı. Ancak mülk sahibi mahkemeden de istediği sonucu alamayınca burayı sattı. Yeni mülk sahibi yaklaşık 150 bin lira kira talep etti. Hemen sonra aile hekimlerine ihtarname göndererek ASM’nin tahliye edilmesini istedi.
‘Ticarethane değiliz’
Kartal 6 No’lu ASM’deki tablonun münferit olmadığını, benzer sorunların İstanbul’un başka ilçeleri ve 6 Şubat depremleri bölgesi dahil başka pek çok yerde yaşandığını ifade eden Birlik ve Dayanışma Sendikası Başkanı Dr. Ahmet Tapduk Mehlepçi, şunları söyledi:
“Sağlık Bakanlığı ve İl Sağlık Müdürlüğü ise ne yazık ki sorunun çözümünü büyük ölçüde burada çalışan sağlık emekçilerinin üzerine bırakıyor.
Kamu hizmeti veren ASM’ler, ticarethane olarak görülmemeli. ASM’lerin fiziki altyapısı sağlık çalışanlarının kişisel imkânlarına, kiralık bina piyasasına ve mülk sahiplerinin inisiyatifine bırakılamaz.
Sağlık Bakanlığını ve İstanbul İl Sağlık Müdürlüğünü sorumluluklarını yerine getirmeye davet ediyoruz.”
ASM’ler sanal, sorunlar gerçek
ASM’lerin bazıları kamu binalarında, bazılarıysa aile hekimliği birimlerinin kiraladığı yerlerde hizmet veriyor. Bunlara ‘sanal ASM’ deniyor. Sanal ASM’lerde maliyetlerin yükü daha da ağır. Sağlık Bakanlığı’nın ilan ettiği sanal ASM’leri aile hekimleri kendileri sıfırdan kuruyor. Kendi bütçelerinden bina, daire ve hatta dükkan kiralayarak ASM kuruyorlar. Tüm tıbbi teçhizatı satın alıyor. Alanı tefriş ediyor. Bakanlık aile hekimlerine ASM’nin elektrik, su, doğalgaz, internet, bina kiralama, temizlik, bakım-onarım ve tıbbi sarf malzemesi gibi işletme masrafları ile sözleşmeli personelin (ebe, hemşire, sağlık teknikeri vb.) maaşları için cari gider ödemesi yapıyor. Aile hekimleri yıllardır bu cari gider ödemelerinin de artırılmasını talep ediyor.
Öte yandan kamu binalarındaki ASM’ler için de kira bedeli alınıyor. Bu bedeller aynı bölgede dahi farklılık gösterebiliyor.

Mahlepçi’nin verdiği bilgiye göre penceresi veya yeterli mekanik havalandırması olmayan kan alma odaları, lavabosu bulunmayan çalışma alanları, iki-üç sağlık çalışanının aynı odayı kullanmak zorunda kaldığı birimler ve hasta mahremiyetini sağlamaya uygun olmayan fiziki koşullarda hizmet veren ASM’ler var.
Mutfaklara kurulan yeni birimler var
Yıkılan veya tahliye edilen bazı merkezlerde çalışan sağlık emekçilerinin başka ASM’lerin mutfaklarına, dinlenme odalarına veya ortak kullanım alanlarına yerleştirilmeye çalışıldığını anlatan Mahlepçi, “Bu sorunu çözmediği gibi mevcut merkezlerin fiziki koşullarını daha da ağırlaştırıyor” diye konuştu.
İl ve ilçe sağlık müdürlüklerinin aile hekimlerine yeterince destek vermediğini ifade eden Mahlepçi, şöyle devam etti: “İsterlerse ASM yapabilirler. Çünkü yaptıkları yerler var. Bugün bir ASM kurmak ortalama 1.5 milyon TL’yi buluyor. Üstüne taşınma masrafları var. Devlet destek olmuyor ve ‘cariden yapın’ diyor. Elektrik, su, doğalgaz da ASM’lere işletme gibi faturalandırılıyor. 70 bin lira elektrik faturası gelen ASM var.
Mevcut sanal ASM’ye, bir birim daha eklenmesine karşı çıktığı için görevden alınan aile hekimleri oldu.
Biz kamu hizmeti veriyoruz. Kamu binalarında, depreme dayanıklı, insanca çalışabileceğimiz ve hastalığımıza bakabileceğimiz yerlerde çalışmak istiyoruz.”
Mahlepçi ayrıca Türkiye genelindeki ASM’lerin ne kadarının kiralık olduğu, ortalama kira bedellerinin ne kadar olduğu, illere göre kira artışlarının hangi seviyeye ulaştığı ve kira giderlerinin ne kadarının kamu tarafından karşılandığının düzenli ve şeffaf biçimde kamuoyuna açıklanmasını istedi.