İbrahim Kiras: Toplumun birliği pahasına 'sonuç' alabilen bir siyaset

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın geçen hafta gerçekleştirdiği Boğaziçi Üniversitesi ziyareti çok konuşuldu, hâlâ konuşulmaya da devam ediyor.

Oradaki öğrencilerden birinin “Siz gittikten sonra belki yarın bir gün linç kampanyasına maruz kalacağız ama onlar azınlık, burada güçlü olan biziz, bizim sesimiz çıkıyor” şeklindeki sözleri ise epeyce düşündürücüydü.

Erdoğan orada “Hiç onlara kafayı takma, bak arkanda kim var” diye partisinin il başkanını göstereceğine “Yapmayın evladım, hepiniz bu ülkenin çocuklarısınız. Geçmişten ders alın, omuz omuza verip bu ülkenin geleceği için birlikte çalışın” gibi bir şeyler söyleseydi keşke.

Keşke iktidar medyası da ülkenin cumhurbaşkanının ülkedeki bir eğitim kurumunu ziyaretini ‘düşman elindeki kalenin ele geçirilmesi’ olarak göstermeseydi…

Oysa bu ülkenin düşmanı şu veya bu toplum kesimi değildir, toplum kesimlerini birbirinin düşmanı gibi gösteren dildir. Milleti bölen, ayrıştıran, kutuplaştıran ‘biz ve onlar’ dili ülkenin düşmanıdır, hem de en büyük düşmanıdır.

Bu dil ise popülist siyasetin eseridir büyük ölçüde.

Ama bu siyaset toplumun birliği pahasına ‘sonuç’ alabilen bir siyaset. Bunu unutmamalı. İktidar da unutmamalı, muhalefet de unutmamalı.

İbrahim Kiras’ın yazısı