Türkiye ne yapabilir? Temkinli olmak her şeyin önündedir. Ankara için Esed’in gitmesi temel öncelik. Rusya ve İran’la bu konuda ayrışıyor. Ama Esed’in gitmesi bütün meseleleri çözmüyor. Nasıl gideceği ve ne tür bir koalisyon tarafından gönderileceği önemlidir.
Ayrıca Suriye artık “Esed meselesi” değildir. Küresel bir hesaplaşmadır, bu hesaplaşmanın bir bölümü doğrudan Türkiye’yi hedef almaktadır, yakında Rus-İran ekseni ile Batı arasındaki gerilim Suriye dışına da yayılacaktır. Öyleyse bizim meselemiz “Esed’in gitmesinden çok daha öte öncelikler” üzerine yeniden tanımlanmalıdır.
Şüphesiz Türkiye içindeki PYD çevreleri kayıtsız şartsız “ABD ile hareket edelim” diyecek ve bu endişeleri unutturmak isteyeceklerdir.
Çünkü onlar için müdahale, İran sınırından Akdeniz’e uzanan bir koridor devletidir. Dolayısıyla “PYD kriptoları”nın Türkiye içindeki operasyonel durumlarına azami dikkat edilmelidir.
FETÖ’nün bıraktığı boşluk, yine onların bağlantılı olduğu çevrelerle çalışan başka güçlerin hareket alanını genişletmiştir. Eğer yeni bir oyun kurulacak ve Türkiye bir şeylere mahkum edilecekse, bu sefer “ortak” onlar olacaktır.