CHP’de bir sorun olduğu kesin. Örgütlerle merkez yönetimi arasında çok ciddi kopukluk var. Bu yönetim ve yönetimin politik anlayış ve tercihleriyle CHP hiçbir yere gidemiyor gidemez. Yönetimin tutum, davranış ve ideolojisinde değişim kaçınılmaz. Ancak bu değişim sevimsiz söylemler, karanlık tartışma ve yanıtı olmayan birçok sorunun sorulduğu ortam ve koşullarda olmaz olmamalıdır. Oportünizm ve lümpenlik kötü bir şey. Bu tartışma ve kavga sürdükçe parti büyük zarar görür ve CHP’ye gönül vermiş milyonların geleceğe ve yaşama dair tüm umutları yok olur. Diyelim tartışma kısa sürdü ve İnce Genel Başkan oldu. Bu durumda Kılıçdaroğlu’ndan yana il ve ilçe örgütlerine rağmen İnce partiyi nasıl toparlayacak. İnce hemen şimdi CHP’yi nasıl bir parti yapacağını ve iktidara nasıl taşıyacağını herkese anlatmalı.
Örneğin şimdiye kadar kendisinden hiç duymadığımız solcu, demokratik solcu, devrimci, merkez solcu, ortanın solu, liberal demokrat ya da benzeri tanımları kullanabilir. Ya da ‘HDP ile ittifak kurup oyumuzu % 40’a çıkaracağım’ diyebilir. Ya da yalnızca Cuma’ları değil her gün camiye gidip oruç tutarak muhafazakar‑milliyetçi merkez sağ kitlenin gönlünü almak için Saadet ve İYİ Parti ile birleşme projesini anlatabilir. Ya da hiçbirimizin bilmediği bir ideoloji, politika ve pratikle karşımıza çıkar, herkesi heyecanlandırır ve iktidara doğru yürüyerek herkesi arkasından sürükler. Moral bozmak istemem ama ben böyle bir olasılık görmüyorum. Bu yapısıyla CHP’nin başına kim gelirse gelsin partinin ve dolayısıyla Türkiye’nin kurtuluşu için mucize gerek.