Gülse Birsel: Esasında güldüren insanların bence hiç ölmemesi lazımdır

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

 

Bu bir dönem derdimizi unutturan, bizi tutkal gibi bir arada tutan müthiş insanlar, hâlâ en parlak, en dinamik halleriyle hayatımızdalar aslında. Kimi bu dünyada, aynı tempoyla çalışıyor, kimi değil. Ama ışıltıları hep aynı. Zaten komedinin ışıltısı, peri tozu sonsuzdur kanımca. Açın ‘Süt Kardeşler’i salonda, üç dakikada aileyi bir araya toplarsınız. Deneyin bak.

Bizler bu adamların ve kadınların ayak izlerinden gitmeye çalışıyoruz. Efendi gibi komedi yapmaya uğraşarak. O ayak izleri olmasa ne biçim yolumuzu kaybederdik kimbilir.

Halit Akçatepe’yi kaybettik cuma günü. Gençti aslında. Daha birkaç yıl önce çatır çatır dizilerde oynuyordu. Daha yıllarca oyunculuk yapabilirdi. Ama işte maalesef güldürmek yorucu, yıpratıcı iştir. Hassas ruh ister. Kalp daha hızlı çarpar, daha çabuk kırılır. Bence onun içindir yukarıda isimlerini yazdığımız ustaların çoğunu erken yaşta kaybetmemiz.

Ki esasında güldüren insanların bence hiç ölmemesi lazımdır.

“Nasıl bilirdiniz” denecek şimdi cenazede. Tabii iyi bilirdik, çok iyi bilirdik… Ama çok komik bilirdik bir de.

Gülse Birsel’in yazısı