Gökhan Aktürk: İlk maça duacı

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

İsmail Kartal “İlk maç farklı kazanılan galibiyete rağmen çeyrek finali garantilemedik. Aynı şekilde plana bağlı kalarak, aynı ciddiyetle mücadelemizi vereceğiz” derken Alexander Blessin “Açıkça konuşmak gerekirse, oyuncularıma anın tadını çıkarmaları gerektiğini söyledim. Asla bitti diyemem ama sonuç ne olursa olsun biz yarının tadını çıkaracağız” dese de ülkemizde futbol oynadığı zaman aklında kalan Türk takımları sabırsızdır, telaşlıdır. Erken bir gol bulursak oyun sistemlerini bozup zorda olsa tur atmaya odaklanabiliriz.

Rotasyon yapacağının sinyalini veren İsmail Kartal, Livakovic yerine İrfan Can, Tadic yerine Kent, Dzeko yerine Batshuayi ile sahadaydı. Orta saha galibiyetler getiren üçlü İsmail-Fred-Szymanski üçlüsüne emanetti. İlk maçın aksine sarı lacivertliler ön alan baskısı ile oyuna başladı. Kontrollü oyunu bu sefer rakip takım seçmişti. Savunma arkasına atılan hızlı toplarla pozisyon arayışındaydı. Ferdi ve Osayi arkasına atılan iki top ilk dakikalarda tehlikeli oldu.

İrfan Can, Osayi paslaşması ile gelen gol ince ofsayta takıldı. Ne Fenerbahçe ilk maçın skoruna göre geriye yaslanma duvar örme fikrinde, ne de U.S Gilloise’de İstanbul’a tatile gelmiş havası vardı. Szymanski boş pozisyonda kaçırınca, Belçika ekibi vites yükselterek bilindik hızlı oyunu ile net üç pozisyon yakaladı. İrfan Can Eğribayat kurtarışları ve şansı yanında olunca tempolu ama golsüz bir ilk yarı geçti.

Gökhan Aktürk’ün yazısı