Gökçer Tahincioğlu: Ünsal Ban tek başına araştırılmayı hak eden bir isim

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

Ünsal Ban… Bu ismi kamuoyunun bir bölümü Türk Hava Kurumu Üniversitesi’nden, bir bölümü eski eşinden, bir bölümü Sedat Peker’den, bir bölümü borsa manipülasyonundan dolayı biliyor. Ban’ın büyük başarılarından biri de kamuoyunun bir bölümünün bunca olaya rağmen ismini anımsamaması… Oysa son 15 yılda yaşadıkları ve gündeme geldiği olaylar, aynı zamanda bir Türkiye özeti gibi. Üst düzey görevlerde bulunması, kamu zararı, yolsuzluk iddiaları, borsa manipülasyonu, organize suç örgütleri, eski eşiyle yaşadıkları, firar ve zenginleşme…

O dönemde Peker, Ban ve eylemlerini anlatmadı ve sadece Taşkesenlioğlu ile bir dönem SPK Başkanlığı yapan abisi hakkında iddialarda bulundu, bir rüşvet ağı kurulduğunu iddia etti. Televizyonlara çıkan, bu iddiaların odağındaki kimi isimler de bu iddiaları doğruladı. Yazının devamında o köprülerin altından çok sular aktığını, televizyonlarda bu iddialarda bulunanların mahkemede başka türlü ifadeler de verdiğini göreceksiniz. Ancak konu sadece evlilik sırasında çekilen bu görüntüler, Peker’in anlatımları ya da boşanma davası sırasında ve sonrasında yaşananlar değil.

Zira Ünsal Ban, tek başına araştırılmayı hak eden, 2010’dan itibaren sistemli olarak gündemimize giren ve nasılsa her defasında ağır iddialara rağmen kurtularak özgür kalmayı başarabilen (!) bir isim.

Son olarak ‘borsa spekülasyonu’ iddiasıyla, suç örgütü kurduğu gerekçesiyle tutuklandığı soruşturmada ek ifade vererek tahliye edildi ve hakkındaki yurtdışına çıkış yasağına rağmen Yunanistan’a kaçmayı başardı.

Gökçer Tahincioğlu’nun yazısı