Fikri Sağlar: Seçilmiş belediye başkanlarına gösterilen nezaketsizlik, iktidarın uyguladığı düşman hukukunun vahim sonucu

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

Mersin’de sandığın iradesine dokundunuz… İşte şimdi yenildiniz! Mersin’de yaşananlar sıradan bir belediye soruşturması olarak görülemez… Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer, Yenişehir Belediye Başkanı Abdullah Özyiğit ve Mezitli Belediye Başkanı Ahmet Serkan Tuncer’in tutuklanması, Silifke Belediye Başkanı Mustafa Turgut’un aylardır cezaevinde yatması sadece Mersin’de değil tüm Türkiye’de büyük infial yarattı. “AKP’ye artık yeter!” diyenlerin sayısı milyonları aştı.

İlçe belediye başkanların yanısıra Türkiye Belediyeler Birliği (TBB) Başkanı olan Vahap Seçer’in sabaha karşı evlerinden alınıp Emniyete götürülürken gördükleri kötü muamele, evdeki kadınların gece giysili resimlerinin çekilerek, kişilerin rızası olmadan, kem gözlere servis edilmesi, iktidarın yandaş olmayanların özel yaşamını korunmadığının son örneği oldu. Bu durum, iktidarın devlet ahlakını yok ettiği, anayasal güvencede olan kişisel haklardan hızla uzaklaştığı gösterdi. Eski TBMM Başkanı Bülent Arınç’a göre Ankara’yı parsel parsel satan ve Almanya’ya milyon avrolar aktaran Melih Gökçek, kendisi ve ailesi adına ifade gelirken ağzında sakız, elleri cepte saygı yoksunu bir haldeyken, Vahap Seçer ve başkanların polislerin kollarında adliye binasına girmeleri başkanların değil, halk indinde iktidarın saygınlığını yitirmesine neden oldu. Bir yanda milyon avroları çöpe atan ve hakkında onlarca yolsuzluk ve usulsüzlük dosyası olan İ. Melih Gökçek, diğer yanda Mersin’e hizmet etmek için çırpınan Seçer, Özyiğit, Tuncer ve Turgut!

Yargıya saygı duymayanla halka hizmet edenin farkını, tabii ki ilk seçimde yurttaşlar belirleyecekler.

Sonuçta yurttaşın, “devlete olan güveni silindi,” iktidarın “teoratik otokrasinin” yönetiminde tüm hak ve özgürlüklerini yitireceğini bir daha gördü ve bu anlayışla çağdaş ve laik demokrasinin kurulamayacağına kesin karar verdi. Şu gerçek artık görülmeli. “İktidar kendinden olmayanlara düşman hukuku” uyguluyor. Haklı olarak yurttaşlarımız da bu uygulamaya tepki gösteriyor. AKP’ye karşı daha da hırslanıyor. Milyonlarca kişi tarafından seçilmiş belediye başkanlarına gösterilen nezaketsizlik, iktidarın uyguladığı düşman hukukunun vahim sonucudur. Seçilmiş kişilere yapılmaması gereken kötü muamele Mersin’de haklı olarak şu soruyu gündeme getirdi: “Siyasal İslamcılar için Seçmenin sandıkta verdiği oyların sınırları nereye kadar olmalıdır?”

Fikri Sağlar’ın yazısı