Prof. İhsanoğlu çapında ve özelliklerine sahip birinin CHP-MHP işbirliğiyle halkın önüne cumhurbaşkanı adayı olarak sunulması, hiç kuşkusuz, Ak Parti’nin başarısıdır. Daha önceleri isimlerinin önünde hangi yüceltici unvanlar bulunursa bulunsun, uluslararası hangi başarılara imza atarsa atsın, Ekmeleddin İhsanoğlu özelliklerine sahip insanlar CHP tarafından hep hor görülmüştür. Ekmeleddin Bey’in cumhurbaşkanı adayı olarak belirlenmesine Ak Parti de sevinmeli.
Ak Partililerin CHP’nin bu hamlesinden tedirginlik yaşamalarını anlıyorum. Hayır, cumhurbaşkanlığı seçiminde zorlanacakları için değil; tam tersine, CHP’nin MHP ile birlikte böyle bir tercihte bulunması, cumhurbaşkanlığı seçiminde Ak Parti için bir nimettir. Denklemi alt üst edebilecek güçte olağanüstü şartlarla karşılaşılmazsa, Tayyip Erdoğan veya Abdullah Gül fark etmez, kimi aday gösterirlerse onun, iki aydan az bir süre kalmış olan seçimden cumhurbaşkanı olarak çıkacağına kuşku yok.
Tedirginlik, cumhurbaşkanı seçiminde bu beklenmedik hamleyi yapan iki partinin (CHP ile MHP’nin), genel seçimde, şapkalarından hiç umulmadık bir tavşan çıkarma ihtimali yüzünden yaşanmalı. Kendi kitlelerini cumhurbaşkanlığı seçiminde sandık başına götürüp ‘çatı aday’ için oy kullandırabilmeleri şartıyla, İhsanoğlu hamlesiyle, muhalefet, potansiyel olarak, yüzde 40’lık oya hükmeden tek cephe haline dönüşmüş oldu çünkü… Ak Parti’nin yüzde 45 oyuna karşılık, birlikte hareket edebilen yüzde 40’lık bir muhalefet bloğu…