Aşırı tuz tüketimi kan basıncını (hipertansiyon) artırmakla kalmıyor, mideye de büyük zarar veriyor.
Mideyi koruyan mukozal tabakayı tahriş ederek zamanla zayıflatıyor. Böylece mideyi zararlı maddelere ve enfeksiyonlara karşı daha savunmasız hale getiriyor.

NPİSTANBUL Hastanesi Gastroenteroloji ve Dahiliye Uzmanı Prof. Dr. Aytaç Atamer midedeki tahribatın özellikle Helikobakter pylori gibi bakterilerin çoğalmasını kolaylaştırdığını, bunun da mide kanseri riskini artırabildiğini söyledi.
Helikobakter piloriye uygun ortam hazırlıyor
Sürekli tahriş olan mide yüzeyinin, adeta zımpara kağıdıyla aşındırılmış gibi hassaslaşacağını ve bunun da iltihaplanma süreçlerini tetikleyebileceğini belirten Atamer şunları söyledi:
“Bilimsel çalışmalar, aşırı tuz tüketiminin mide kanseriyle ilişkili olduğunu gösteriyor.
Özellikle turşu, konserve ve yüksek tuz içeren fermente gıdaların sık tüketildiği toplumlarda mide kanseri oranlarının daha yüksek olduğu biliniyor.
Bu durumun önemli nedenlerinden biri, mide kanseriyle ilişkili bir bakteri olan helikobakter pylorinin yüksek tuzlu ortamda daha kolay çoğalabilmesi.
Tuz, bu bakterinin mide duvarına verdiği zararı artırarak kanser gelişimi için uygun bir zemin hazırlayabilir.”
Tuz tüketiminin diğer risk faktörleriyle birleşmesi tehlikeyi büyütüyor. Sigara ve alkol kullanımı da mide zarını zayıflatarak tuzun olumsuz etkilerini artırıyor ve birlikte değerlendirildiğinde kanser riskini daha da yükseltebiliyor.
Günlük tuz tüketimi konusunda dikkatli olunması büyük önem taşıdığı uyarısını yapan uzman şöyle devam etti:
“Genel olarak günlük sodyum alımının 2 bin 300 miligramı aşmaması önerilir. Ancak çocuklar, hipertansiyon hastaları ve böbrek hastalığı bulunan bireyler için bu miktarın daha da düşük olması gerekir.”
Dengeli tuz tüketimi sağlığı korur
Modern beslenme alışkanlıklarında ‘gizli tuz’un önemli bir sorun olduğunun altını çizen Prof. Dr. Atamer şöyle konuştu:
“Cipsler, hazır çorbalar, şarküteri ürünleri, dondurulmuş yemekler ve hatta bazı ekmek çeşitleri beklenenden çok daha fazla sodyum içerebilir.
Örneğin, bir porsiyon konserve çorba 800 miligramdan fazla sodyum içerebilir; bu da günlük önerilen miktarın önemli bir kısmını tek başına karşılayabilir.”
Özellikle kalp hastalığı, hipertansiyon ve kronik böbrek hastalığı olan bireyler için tuz tüketimi daha kritik bir konu. Fazla tuz alımı, bu hastalıkların seyrini olumsuz etkileyebilir ve komplikasyon riskini artırabilir.