17 Şubat 2026

Evren Devrim Zelyut: Merkez Bankası yöneticiliği susup oturmak değildir

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

An itibari ile piyasaya giren para daha çok borsa şirketlerine ticaret maksadı ile giriyor. Üstten verip alttan mal topluyorlar. Tahvile giren para ise çok daha sınırlı ve kur değerini değiştirecek büyüklükte değil. O zaman Merkez Bankası’nın söz verdiği gibi faizi artırması gerekmez mi? Aslında artırmadan da sözlü iletişimle de piyasanın stresini düşürmek mümkün olabilir. Yani Merkez, aydan aya konuşmak yerine, başkan yardımcıları yoluyla piyasa ile türlü nedenlerle iletişim kurup ‘Gözümüz enflasyonun üzerinde, merak etmeyin gereken yapılır’ mesajı vermeliydi. Bakın bu iş bir sanattır. Merkez Bankası yöneticiliği seçilip susup oturmak değildir. Piyasa ile akıllı iletişim kurma makamıdır. Örneği FED yani Amerikan Merkez Bankası, kritik faiz kararlarına ustalıkla trilyon dolarlık devasa piyasaları hazırlar. Faiz mi çıkacak sürpriz olmaz, faiz mi inecek piyasa bunu bilir, her ihtimalde panik ve belirsizlik fiyatlamayı bozmaz. Ama bizimkiler enflasyon artınca ne yaptı? Politika faizi artacağına gecelik piyasa faizini 45 üzerinde tutarak yine eski yola girdiler, artışın kenarından dolaştığınız zaman piyasa sizin sorunları çözecek iradenizin olmadığını düşünür ve dolara hücum başlar. Dolar miktarı azaldıkça yine piyasaya saat ve miktar kısıtları geldi. Oysa önemli olan dolar miktarını artıracak kısa ve uzun vadeli işlerin yapılmasıdır.

Evren Devrim Zelyut’un yazısı