Kamuoyu araştırmaları Hollanda ‘hamlesi’ sonrasında ‘evet’i öne çıkarsa da dağılımın hala dengeli gittiğini gösteriyor. Nitekim Kasım 2015 seçiminde AK Parti’ye oy verenlerin hepsi ‘evet’ dediğinde varılacak oran yüzde 56 civarında. Gerçekçi bir bakışla yeni sistem onaylansa bile bunun en fazla (veya ancak) 53-54’lik bir destekle olabileceği açık. Daha gerçekçi bir tahmin 51’e razı gelinmesi gerektiğini söylüyor.
Reel duruma dönersek, muhtemelen 2019’da cumhurbaşkanı seçilecek olan Erdoğan da kendisini bir anda bu konumda bulacak. Tek yetkili olduğu için ülkedeki bütün yanlışlar Erdoğan’a yüklenecek ve kimsenin kuşkusu olmasın ki geçmiş performansında gösterdiği üzere, ortak akıldan uzaklaşıldığı ölçüde yanlışlar doğrulardan çok daha fazla olacak.
Öte yandan, seçime kadar olan iki yılın yönetilmesi de çok daha zorlaşacak ve çözülemeyen ya da kötüleşen her sorunun maddi ve manevi yükü Erdoğan’ın sırtına bineceği için 2019 seçiminde Meclis çoğunluğunu kazanma ihtimali de azalacaktır…
‘Evet’ kısa vadede AK Parti’nin ve Erdoğan’ın başarısıdır ama orta vadede AK Parti karşıtlarının işine gelir.