2018 yılından beri, tam da başkanlık sistemine geçişle birlikte, 8 senedir Türkiye ekonomik istikrar sorunu yaşıyor. Bundan sonra da düzelmesi imkansızdır. Tek nedeni popülizmdir. Zira istikrar programı yapmanın, kemer sıkmanın, temel kuralı popülizmi rafa kaldırmaktır. Popülizmin en önemli aracı da bütçedir.
Eğer kamu harcamaları etkin kullanılmazsa, diğer politika araçları rasyonel kullanılsa dahi, ekonomide istikrar sağlayamayız.
Aslında Hükümetin yapması gereken;
Algı yaratmaktan vazgeçip, krize doğru teşhis koymak doğru tespit yapmak ve istikrar programı hazırlamaktır. Elbette önce popülizmden vaz geçmek gerekir. Dahası demokrasi ve hukuki altyapısı olmayan hiçbir istikrar programı dikiş tutmaz.Milli bir dış ticaret politikası hazırlayıp, üretimde kullanılan ithal aramalı ve hammadde oranını düşürmek gerekir.
Teknoloji üretiminde ithal girdi payı yüzde 60, motorlu taşıtlarda yüzde 50, Makine ve ekipmanda yüzde 35, kimyasallarda yüzde 40 dolayındadır. Hükümet bu sektörlerde kullanılan ithal girdi üretimini teşvik edebilir.
Yalnızca Çin’e olan dış ticaret açığı, toplam açığımızın yüzde 60’ını oluşturuyor? Üstelik Çin’den teknoloji ithal etmiyoruz. Çin’e kota koymanın önünde hangi engel var? Araştırılması gerekir.