Ertuğrul Kürkçü: İtaatten gayri her şey 'terör'

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

Bahçeli, Erdoğan ve Cumhur İttifakı’nın tüm yargı ve emniyet mensuplarıyla, medya ve akademideki tabanını saran zihniyet kapsamında -isterse tamamen barışçı yollardan bu rejimin değiştirilmesini talep etsin veya bütünsel politik taleplerden bile değil, kısmi hak taleplerinden yola çıksın- kitlesel bir itiraza yönelen veya kitlelerde itiraz duygusu doğuran, “milli birlik ve beraberlik” dışı her şey “terör”dür.

Dahası, Bahçeli, Erdoğan ve rejimin adliye ve güvenlik kadrolarının gözünde asıl, “şiddetsizlik” temelli -etkinlik bile değil- sivil itaatsizlik savunusu terörizm sürecinin en “sinsi” momentidir.

Bu yorumu distopik bulacaklara, bu zihniyetin en ayrıntılı cezai katalogu olarak Osman Kavala, Can Atalay, Tayfun Kahraman, Çiğdem Mater ve Mine Özerden’in hâlen hükümlü olarak cezaevinde tutuldukları Gezi Davası iddianamesine bakmalarını ve bu iddianamenin, iktidarın savcı ve hâkimlerine 15 Temmuz’da saf dışı edilen Fethullah Gülen müridi savcılardan miras kaldığını da akılda bulundurmalarını tavsiye ederim.

Bu hastalıklı muhakemenin vücuda geldiği iddianameye göre “Terörizm”, “algı oluşturmak”, “olumsuz algı oluşturan ortama kapı aralamak”, “Türkiye Cumhuriyeti Hükümetini istifaya zorlamak”tır.

Bu iddianameye dayalı olarak yerel mahkemede verilen hükmün Yargıtaydan dönmesi sonrasındaki duruşmalarda mahkemeye Başkanlık eden hakimin mevcut Adalet Bakanı Akın Gürlek olması ve aynı kişinin şimdi memleket “Terörsüz Türkiye Çağı”na geçerken “81 ildeki, 175 ağır ceza mahkemesinin yargı alanlarında Cumhuriyet başsavcılığı bünyesinde ayrı ayrı Terör Suçları Soruşturma Büroları’ kurulması” için emirler yayımlamasına bakınca, neden muhalefetin değil, tam tersine bu rejimin “terör” ve “terörizm” olmaksızın yaşayamayacağını daha iyi görebiliriz.

Ertuğrul Kürkçü’nün yazısı