Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, “Samimi uyarılarımıza rağmen Türkiye’nin dostluğunu zora sokacak son derece yanlış ve provokatif adımlara atılmaya devam ediliyor” dedi.

Bugün (9 Mart) Milli Savunma Bakanlığı (MSB), İran’dan ateşlenip Türk hava sahasına giren bir ‘balistik mühimmatın’ Doğu Akdeniz’deki NATO unsurlarınca düşürüldüğünü duyurdu.
Yerel haber kaynakları tam konumu Şahinbey ilçesindeki Güneyşehir TOKİ konutları mevkisi olarak bildirdi.
MSB’nin açıklamasına göre mühimmat parçaları Gaziantep’te boş arazilere düştü. Olayda herhangi bir can kaybı veya yaralanma olmadı.
Bu, ABD ve İsrail’in İran’a başlattığı saldırılarda İran’ın bölge ülkelerine düzenlediği misillemelerin Türkiye’ye ikinci sirayeti oldu.
İlki 4 Mart’taydı. MSB, İran’dan ateşlenip Türkiye’ye yönelen füzeyi NATO’nun düşürdüğünü duyurmuş, füzenin parçası Hatay’ın Dörtyol ilçesine düşmüştü.
İran, Türkiye’ye füze attığını reddetti. Sonrasında ordunun ‘bağımsız hareket ettiğini’ ileri sürdü, ancak Türkiye tepkisini hem İran’ın Ankara büyükelçisini Dışişleri Bakanlığı’na çağırarak hem de Dışişleri Bakanı Hakan Fidan aracılığıyla bildirdi. Fidan, “İran’dan başka füze gelmemesi gerektiğini ilettik” dedi.
Kabine toplantısında konuşan Erdoğan’ın gündeminin önemli kısmında bugün Gaziantep’e düşen mühimmat parçaları vardı.
Özetle şunları söyledi:
‘İran makamlarına gerekli ikazlar yapıldı’
* 28 Şubat’tan (ABD ve İsrail’in İran’a saldırdığı gün) beri savunma ve güvenlik tedbirlerimizin tahkimi noktasında ihtiyaç duyulan adımları atıyoruz.
* F-16’larımız havadan erken ihbar ve tanker uçaklarımızla tanker uçaklarımıza karşı hava sahamızı 7/24 gözlemliyoruz.
* Deniz ve hava kuvvetli unsurlarımızla hudut güvenliğimizi her türlü hava ve arazi şartlarında yaklaşık 60 bin personelle sağlıyoruz.
* 4 Mart’ta, İran’dan ateşlenip Irak ve Suriye havasahasını geçtikten sonra ülkemize yöneldiği tespit edilen füze NATO tarafından etkisiz hale getirildi. Akabinde İran makamlarına gerekli ikazlar yapıldı.
‘Samimi uyarılarımıza rağmen’
* Ancak burada şu hususu altını çizerek ifade etmek zorundayım: Samimi uyarılarımıza rağmen Türkiye’nin dostluğunu zora sokacak son derece yanlış ve provokatif adımlara atılmaya devam ediliyor.
* Milletimizin kalbinde ve zihninde derin yaralar açacak, 1000 yıllık komşuluk ve kardeşlik hukukumuza gölge düşürecek bir hesabın içine girilmemelidir.
* Bugünkü hadise bağlamında yanlışta ısrar ve inat edilmemesi gerektiğini bir kez daha hatırlatıyorum. Gelişmeleri NATO ve diğer müttefiklerimizle eşgüdüm içinde takip edecek, güvenliğimizi tahkim edecek ilave önlemleri almayı sürdüreceğiz.