Ürologlara göre erkeklerin bilmesi gereken beş şey

Ürologlar erkeklerin cinsel sağlığa dair sormaya çekindiği soruları yanıtladı. 

Fotoğraf: Pete Ryan / The New York Times

Pek oralı olmasalar da erkeklerin çoğu cinsel sağlık sorunlarından muzdarip. Uzmanlara göre birçok sorun önlenebilir ya da tedavi edilebilir olsa da erkekler arkadaşıyla, ailesiyle ve hatta doktorla konuşmaya çekiniyor.  Bu nedenle internetteki yalan yanlış bilgilere mahkum olabiliyorlar. 

The New York Times’a konuşan ürolog Raevti Bole, ‘‘Zayıf görünmek ya da erkekliğe leke sürdürmek istemiyorlar’’ diyor. ‘‘Ürologların bir görevi de insanları yalnız hissettirmemek.’’

İşte uzmanların erkekler için ‘keşke bilseler’ dediği beş şey.

Sertleşme sorunu kronik bir hastalığın belirtisi olabilir

40 yaş üzeri erkeklerin yaklaşık yüzde 50’si en az bir kere sertleşme sorunu çekiyor. Fakat bu sorun dolaşım sistemindeki ciddi problemlerin işareti olabiliyor.  

Sağlıklı bir sertleşme için kan akışının iyi olması gerekiyor, bu da ancak sağlıklı bir kalple mümkün. 2008’de Hollanda’da 50-75 yaşındaki bin 248 erkeğin incelendiği bir araştırmaya göre sertleşme sorunu çektiğini söyleyen erkeklerin, gelecek altı yılda kalp krizi ya da felç geçirme ihtimali en az yüzde 60 daha yüksek.

Minnesota’daki Mayo Clinic’ten üroloji uzmanı Matthew Ziegelmann, penisi genel kardiyovasküler sağlığın bir göstergesi olarak tanımlıyor.

Fiziksel uyarılmada güçlük çekmek örneğin Tip 2 diyabetin ya da yüksek kolesterolün bir belirtisi olabilir.

Pelvik tabana dikkat etmeli

Erkeklerde ve kadınlarda pelvik taban kasları, anüs ile cinsel organ arasındaki perinenin adlı bölgede yer alıyor. Bu kaslar mesane, bağırsak ve cinsel organların bir nevi taşıyıcısı.

Pelvik taban kaslarını güçlendirmek mesane kontrolünü iyileştirebiliyor. Doğru uygulanırsa hamilelik döneminde ve doğumdan sonra kadınlara sık önerilen Kegel egzersizlerinin mantığı da aynı. 

Bu egzersizler, prostat ameliyatı sonrası idrar kaçırma sorunu çeken bazı erkeklere iyi geliyor, ayrıca erken boşalmanın önüne geçebiliyor.

Kaslar aşırı gergin olunca cinsel ilişki sırasında ağrıya, ereksiyon bozukluğuna ya da mesaneyi veya bağırsağı tam boşaltamama sorununa yol açabiliyor.

Kalçaları, kaba etleri ve arka bacak kaslarını nazikçe esnetmek bu kasların gevşemesine yardımcı olabiliyor. Aynı şekilde diyaframdan nefes alma tekniği de işe yarayabiliyor.

Yaşınız sperm kalitesini etkileyebilir

Birçok uzmana göre erkekler genellikle yaşın sperm kalitesine etkisinden bihaber.

Üreme alanında çalışan bilim insanı Michael Carroll, ereksiyon olup boşalabilen bir erkeğin ille de doğurgan olmayacağını vurguluyor. 

Sperm kalitesi genellikle yaşla birlikte düştüğü için spermin hareket yeteneği olumsuz etkileniyor: Taşıdığı DNA’ya zarar veriyor ve hatta hamilelik sürecinde komplikasyon olasılığını artırabiliyor. 

Belirli bir yaş eşiği yok çünkü DNA hasarı erkekte yaşam boyu birikiyor. Fakat bir araştırmaya göre baba 45 yaşın üzerindeyken düşük riski, 20’li yaşların sonundaki bir babaya kıyasla yüzde 43 daha yüksek. 

Dolayısıyla ürologlar, tıpkı birçok kadının yaptığı gibi, erkeklerin de aile planlaması yaparken kendi yaşını göz önünde bulundurması gerektiğini vurguluyor.

Bazı yaşam tarzı faktörleri…

Sigara, alkol tüketimi ve beslenme cinsel işlevi büyük ölçüde etkiliyor. Örneğin aşırı yağ ve aşırı şeker içeren bir beslenme düzeni, testisler dahil hücrelerde yıpranmaya yol açan bazı kimyasalları artırıyor.

Carroll’a göre antioksidan bakımından zengin Akdeniz diyeti daha kaliteli spermle ilişkilendiriliyor.

Bir başka faktör obezite. Yağ hücreleri, testosteronu östrojene dönüştüren ‘aromataz’ adlı bir enzim üretiyor. Düşük testosteron seviyesi de hem sertleşmeyi zorlaştırıyor hem de sperm üretimini yavaşlatıyor. 

Öyle ki bir araştırmaya göre bel çevresinde bir santimetrelik her artış, sperm yoğunluğunda yaklaşık yüzde 3’lük düşüşle ilişkili. Çok sayıda araştırma obeziteden muzdarip kişilerin kilo verme sürecinde sperm sayısının artabileceğini gösteriyor.

Ayrıca uzmanlar, testosteron eksikliğine dair bir tanı olmadıkça tedaviden kaçınılması gerektiğini belirtiyor.

Çocuk sahibi olmaya çalışırken sporu ölçülü yapın

Düzenli fiziksel aktivite doğurganlığı artırabiliyor fakat çocuk sahibi olmayı planlıyorsanız zorlayıcı antrenmanlardan kaçının.

Carroll’a göre bazı bulgular, yüksek yoğunluklu egzersizin testosteron üretimini kesintiye uğratan bir stres tepkisine yol açarak sperm üretimini azaltabileceğine işaret ediyor. 

Vücudu zorlamak DNA’ya zarar veren kimyasalların üretimini de artırabiliyor. 

Bole’a göre bu süreçte bisiklet sürmek riskli olabiliyor. Hem uzun süre testis torbasına baskı oluşuyor hem de bisiklet kıyafetlerinin darlığı testislerin sıcaklığını artırabiliyor. 

Kısa, hobi amaçlı bisiklet sürmenin muhtemelen pek zarar vermeyeceğini ekliyor Bole. Fakat uzun ve zorlayıcı antrenmanlar sorun yaratabilir.

Çekingenlik sağlığın baş düşmanı

Uzmanlara göre erkekler ‘mahrem bölgeleriyle’ ilgili konuşmaktan çekindiği için ürologa gitmekten ve testis kanseri gibi sorunlar için kontrole gitmekten kaçınabiliyor.

Ürolog Juan Andino, ‘‘Erken teşhiste iyileşme oranı yaklaşık yüzde 98’’ diyor.

Uzmanlara göre bazı erkekler penis boyutuyla ya da şekliyle ilgili kaygıları nedeniyle doktor kontrolünden kaçınıyor. 

Carroll’a göre bu endişeler kaygı, depresyon ve cinsel işlev bozukluğuna yol açabiliyor, bazı durumlarda beden algısı bozukluğuna dönüşerek günlük yaşamı olumsuz etkilemeye başlıyor.

Carroll, porno izlemenin birçok kişide gerçekdışı standartlar oluşturarak yetersizlik hissine yol açtığını vurguluyor. Sertleşmiş ortalama bir penis uzunluğunun tahminlerden daha küçük olduğunu (13,2 santimetre) bilmenin erkekleri genellikle rahatlattığını ekliyor. 

Ayrıca uzmanlara göre bir ürologun daha önce hemen her şeyi gördüğünü akılda tutmakta fayda var. Samimi bir konuşma bile korkuları dindirme yolunda önemli bir adım.  

Araştırma: Erkeklerin cinsel arzusu 40’ına kadar artıyor