Enflasyon Erdoğan'ı değil Başçı'yı haklı çıkardı!
E

Türda Özmen
Türda Özmen
İstanbul Üniverisitesi İktisat Fakültesi mezunu. Yüksek lisansını London School of Economics'te yaptı. Profesyonel kariyerine Merkez Bankası'nda başladı. 1999'dan itibaren Radikal'de ekonomi muhabiri ve editör olarak çalıştı. Özellikle bankacılık ve kamu maliyesi reformu, makroekonomik politika üzerine araştırma, haber ve söyleşiler hazırladı. Uzun süre kredi derecelendirme kuruluşu Fitch Ratings’de kamu finansı ve mali kuruluşlar birimlerinde analist olarak görev yaptı. Halen mali hizmetler, risk yönetimi ve kalkınma finansı alanlarında uzman ve danışman olarak çalışıyor.

 

türdaTÜRDA ÖZMEN

turdao@gmail.com

Mayıs ayı enflasyon rakamları Merkez Bankası’nın doğru yolda olduğunu teyit etti.

Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) açıkladığı enflasyon rakamlarına göre Mayısta tüketici fiyatları endeksindeki artış (TÜFE) yüzde 0,40 olurken yıllık artışı da yüzde 9,66 olarak gerçekleşti. Yurt içi üretici fiyatlarında da aylık artış yüzde 0,52 ve yıllık enflasyon yüzde 11,28 oldu.

Nisan analizi doğrultusunda

Enflasyon gerçekleşmeleri Merkez Bankası’nın Nisan ayı sonunda kamuoyuna açıkladığı ve Diken okurlarıyla paylaştığımız Enflasyon Raporu’ndaki analizi doğrultusunda seyrediyor.

Başbakan Erdoğan’ın geçen hafta bankaya yönelttiği eleştiriler henüz tazeyken Merkez Bankası Erdem Başçı’nın bakanlar kurulunda 2 Haziran Pazartesi günü yaptığı sunumun zamanlaması politikalarını bir kez daha anlatabilmesi için fırsat oldu.

İniş temmuzda

Yılın ilk beş ayındaki birikmiş enflasyon yüzde 5,4’e dayandığı bir durumda enflasyonist baskının tamamıyla ortadan kalktığından zaten bahsedilemez. Bakanlar kurulundaki sunumunda Başçı, enflasyonda tepe noktanın 3 Haziran günü açıklanan Mayıs ayı verisinde gözleneceğini ve düşüşün de Temmuz başında açıklanacak Haziran ayı verisinden itibaren başlayacağını tahmin ettiklerini söylemiş. Kredi artış hızının yıllık yüzde 15’e yakınsayacağını belirten Başçı, bunun cari açıkteki iyileşmeyi de destekleyeceğini belirtmiş.

Zamanlama sonuca etki eder

Plan şu: Önce şok faiz artışına mecbur bırakan döviz kuru oynaklığını artıran cari açık kırılganlığı makro ihtiyati (kredi artışını sınırlayan) önlemlerle azaltılıyor. Ardından kurun enflasyon üzerindeki kaçınılmaz etkisi de azalmaya yüz tutarken kademli faiz indirimleriyle parasal koşullarda normalleşmeye (Türkiye normlarında) dönülüyor.

Başa dönme riski

Üzerinde aylardır fırtınalar koparılan Merkez Bankası’nın stretejisi ana hatlarıyla böyle. Bu strateji içinde faiz indirimi olması gerekenden erken ve daha sert biçimde yapılırsa, kontrolümüz dışındaki en ufak bir küresel dalgalanmada oluşacak kur oynaklığıyla her şeyde başa dönülmesi riski var.

Her konuda olduğu gibi ekonomide de yapılan politika uygulamalarının etkilerini tam olarak göstermesi belli bir zaman alıyor. Para politikası belki nispeten çabuk sonuçların alınabildiği bir alan olsa da işlerin “Döviz kuru çıktı faiz artır, kur indi faiz indir” yaklaşımıyla yürümediği umalım anlaşılmıştır.