Deniz Zeyrek: O kullanıcılar da eşit yargı süreçlerinden geçecek mi?

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

Yeni Adalet Bakanı Akın Gürlek, iktidara yakın bir televizyon kanalında bakanlığı döneminde izleyeceği yol haritasını açıkladı.

Üzerinde durduğu konulardan biri de sosyal medya alanında yapılacak yasal düzenlemelerdi. Bakan Gürlek bu konuda şu açıklamayı yaptı:

“Sosyal medyada bir şahıs yazı yazacaksa yorum yapacaksa kesinlikle kimliği belli olacak. Kimliği doğrulanmadan sahte hesapla ya da yurt dışından fake (sahte) hesapla bunlara yapacak. Biliyoruz ki herkese itibar suikastı oluyor. Hâkim savcılara oluyor. Yargılamayı etkilemeye çalışıyorlar. Bunlar yanlış, sosyal medyada şahıs bir şey paylaşıyorsa birilerini hedef alıyorsa kimliği belli olacak. Sosyal medyayla ilgili yasa çalışmasına önem veriyorum.”

Bu açıklamaya itiraz etmek imkânsız.

Zira sosyal medyanın kötü niyetli kullanımı hepimizin malumu ve sorunu.

Ancak iki sorun var:

1) Sosyal medya profilleri küresel şirketler tarafından belirleniyor ve Türkiye’nin küresel şirketlerin uygulamalarını değiştirme şansı çok yok.

2) Sosyal medyayla ilgili plan yapmak çok kolay ama uygulamaya geçilirken beklenmedik sorunlar ortaya çıkıyor.

Örnek olsun diye Akın Gürlek’in unuttuğu bir detayı paylaşayım:

Sosyal medyayı benzer şekilde kullanan, muhalefet siyasetçilerine, gazetecilere itibar suikastları yapan azımsanmayacak sayıda iktidar destekçisi hesap var. Aynı hesapların oluşturduğu sosyal medya mahkemeleri de ayrı bir sorun. ‘Yargıyı etkilemek’ demişken, “Şunu tutuklayın, bunu tutuklayın” tarzı mesajların yargı mensuplarını nasıl yönlendirdiğine dair de onlarca örnek verilebilir.

Gürlek, muhalif hesaplara ayrı, iktidar hesaplarına ayrı muamele yapamayacağına göre, gizli, fake ve robot hesaplarla itibar suikastı yapan iktidar trollerinin kimliklerini de ortaya çıkaracak mı? O kullanıcılar da eşit yargı süreçlerinden geçecek mi?

Deniz Zeyrek’in yazısı