Rıza Sarraf, ABD’nin yaptırımları sürerken İran Merkez Bankası Genel Müdürü’ne yazdığı mektupta kendisinden ‘İran’ın gayretli çocuğu’ diye söz etmiş.
Sarraf bu mektubunda, ‘İran’ın Yüce lideri Ayetullah Hamaney ve Merkez Bankası’nın saygın yetkililerinin rolü, kullanılan özel yöntemler sayesinde, yaptırımların akıllıca etkisizleştirildiğini, hatta fırsatlara dönüştürüldüğünü’ belirtiyor.
Sarraf mektubunda, ailesinin döviz alanında Türkiye, BAE, Rusya ve Azerbaycan’da kurulu şubeleriyle birlikte yarım yüzıllık bir deneyimi olduğunu belirtiyor ve şöyle diyor: “Para ve kura ilişkin yaptırım politikalarına karşı uygulamalarda, işbirliği içinde olmak ve bunu beyan etmek milli ve manevi bir görevdir.”
Dikkatinizi çekelim ki bu ‘milli ve manevi görev’, ‘Cari açığın yüzde 15’ini tek başına ben kapattım’ dediği Türkiye’ye değil, İran’a karşı.