Özene bezene büyüttüğü evladının, başka bir devletin toprağındaki iç savaşa gönderildiği kasabanın yerini, internette arayan bir ülkedir artık Türkiye.
Çocuk kafası kesen, kadınlara köle pazarı kuran katil sürüsünü ‘öfkeli gençler’ diye meşrulaştıran kadroların, mecbur kaldığı fikir değişikliğindeki gecikmenin kurbanıdır o evlatlar, hadi anlatın.
Başkalarının çocukları üzerinden siyaset yapmanın nasıl kolay olduğunu görmek, insanın ıstırabını çoğaltıyor.
1 Ekim tezkeresine ‘evet’ diyen her siyasetçi, üzgün yüzlerle cenaze törenlerine giderken şu sorunun cevabından sorumludur: Yoksul aile çocuklarının, Suriye’nin El Bab kasabasında düşüp ölmesi, Türkiye’nin güvenlik sorunlarını ve karşı karşıya olduğu tehditleri nasıl azaltıyor?