17 Şubat 2026

'Biz lider aramıyoruz. Bizim aradığımız vicdan'

ışınIŞIN ELİÇİN

isinelicin@gmail.com

Mısır’ın başkenti Kahire’deki Tahrir Meydanı, ülkenin 30 yıllık askeri diktatörü Hüsnü Mübarek’i deviren halk ayaklanmasının kalbiydi.

Meydanın kitlesel bir şekilde işgal edildiği 18 günlük süreçte, pek çok başka ayaklanmaya da ilham veren bir dayanışma ve direniş modeline tanık olmuştuk. Görmüştük ki, farklı ideolojilere mensup insanlar da, hiçbir ideolojisi olmayanlar da, lidersiz ve bağımsız bir şekilde, sadece ‘ekmek, özgürlük ve haysiyet’ olarak sloganlaştırdıkları temel hak talepleri üzerinden birleşebilir, işgal ettikleri alanla sınırlı da olsa kendi kendilerine yeni bir toplumsal yaşam modeli oluşturabilir.

Yitip giden model

Sisi taraftarları... Foto: Muhammed Abdül Gani/Reuters
Sisi taraftarları… Fotoğraflar: Muhammed Abdül Gani/Reuters

Aradan üç yıl geçti. Mısır dramatik olaylarla örülü, binlerce kişinin hayatını kaybettiği çalkantılı bir sürecin içinde. Tahrir Meydanı üç yıl boyunca yeniden ve yeniden, kâh Mübarek sonrası iktidara gelen askeri yönetime, kâh seçimle işbaşına gelen Cumhurbaşkanı Muhammed Mursi’ye karşı sesini duyurmak isteyen binlerce kişi tarafından defalarca daha işgal edildi. Ama o ilk model, değil ülke yönetimi için referans oluşturmak, meydanda bile bir daha tekrar etmedi.

Peki bu noktaya nasıl gelindi?

‘Devrimin mimarları’nı daha yakından tanımak için

Bu yıl Oscar’a belgesel dalında aday ‘Meydan’ (Al Maidan/The Square) filmi, bu soruya doğrudan yanıt içermiyor ama ‘devrimin mimarları’ndan birkaçını daha yakından tanımamızı sağlıyor. Bu da izleyiciye, hem Mısır deneyimine dair birinci elden tanıklıklarla fikir edinme hem de Gezi de dahil dünyanın pek çok ülkesinde benzer protesto hareketlerinin ortak noktaları ve zaafları üzerine düşünme fırsatı veriyor.

Ahmed, Halid ve Magdi…

20140221 square-ahmed hassan20140221 square-magdy ashour20140221 square-khalid abdallaBelgeselin Mısır asıllı Amerikalı yönetmeni Cihan Nucim, birbirleriyle Tahrir Meydanı’nda tanışan üç kişiye odaklı bir anlatım tercih etmiş belgeselinde: Okurken bir yandan da limon satarak ailesinin geçimine katkı sağlamak zorunda kalmış, Kahire’nin varoşlarında yetişmiş genç akivist Ahmed Hassan; muhalif görüşleri nedeniyle İngiltere’ye göç etmiş bir ailenin üçüncü kuşak üyesi, ‘Uçurtma Avcısı’ filmindeki rolüyle meşhur oyuncu Halid Abdalla ve Müslüman Kardeşler üyesi olduğu için hapis yatmış, işkence ve baskı görmüş dört çocuk babası Magdi Aşur.

Filmde bu üç kişinin Tahrir Meydanı eksenli deneyimlerini Ocak 2011-Temmuz 2013 arasında iki buçuk yıllık bir süreci kapsayacak şekilde izliyoruz.

İdealzim, kararlılık, vicdan

20140221 square1Ahmed’in naif ve içtenlikli idealizmi, Halid’in tutku dolu kararlılığı ve Magdi’nin yürek burkan vicdanı…

Yukarıda ‘ilk model’ olarak nitelediğim Tahrir ruhunun, bu üç kişinin saydığım özellikleriyle oluştuğuna hiç kuşku yok. Buna karşılık hiçbiri bu özelliklerinden taviz vermediği halde, zaman içinde devlet şiddeti sürdükçe üçlü arasındaki dostluğun aşınmaya başladığına, özellikle de siyasi tercihler yapma noktasında herbirinin yıllar yılı Mübarek rejimi tarafından kutuplaştırmak için kullandığı söylemlere ve geçmiş aidiyet ve dünya görüşlerine yenik düştüğüne tanık oluyoruz.

Değişen tercihler

Müslüman Kardeşler’in cumhurbaşkanı adayı Muhammed Mursi demokratik ve şeffaf bir seçimle iktidara geldiğinde, Magdi’nin sevincine ortak olamıyor Ahmed ve Halid. Tahrir’i Mursi için dolduran yüzbinlerin arasına katılmıyorlar.

Derken Mursi’nin iktidardaki 150. gününde tüm yetkileri kendisinde toplayan adımı, Ahmed ve Halid’in şeriat temelli yeni bir dikta rejimine doğru gittiklerine dair korkularını pekiştiriyor. Bu kez de onlar Mursi’yi protesto etmek için Tahrir’e çıktıklarında, Magdi yok yanlarında.

“Alternatif olsaydı…”

Supporters of Egypt's army chief General Abdel Fattah al-Sisi holds a poster of Sisi in Tahrir square in CairoBirbirleriyle çatışan iki ayrı kampta yer aldıklarında, Magdi kişisel açmazını şu sözlerle dile getiriyor: “Alternatif olsaydı, ben de Mursi’yi seçmezdim. Ama Mursi düşerse yeniden hapise düşmekten korkuyoruz.”

Nitekim belgeselin sonunda Magdi’nin de korktuğu başına geliyor. Ahmed ve Halid ise başından beri en çok eleştirdikleri, en çok mağdur oldukları askeri rejimi Mursi’nin iktidarına yeğlemiş buluyorlar kendilerini.

Şimdi hepsi ayrı yerlerde, yeniden meydanlara çıkıp Ahmed’in şu sözlerini hayata geçirecekleri günü düşlüyor olmalı: “Biz lider aramıyoruz. Liderler ne yapacak, cennetten çözüm mü indirecekler? Tahrir Meydanı’nda yürümüş herkes birer lider. Bizim aradığımız vicdan.”

 Meydan yarın İstanbul Bağımsız Film Festivali kapsamında izlenebilir. Belgesel ayrıca 28 Şubat’ta da vizyona girecek filmler arasında.

Yönetmen:  Jehane Noujaim

Oyuncular: Khalid Abdalla, Magdy Ashour, Ahmed Hassan, Ragia Omran, Ramy Essam, Aida Elkashef

Senaryo: Stephen Dyer, Jonah Lisa Dyer

Görüntü Yönetmeni: Muhammad Hamdy, Ahmed Hassan, Jehane Noujaim, Cressida Trew

Kurgu: Christopher de la Torre, Mohamed E-Menesterly, Mohammed el Manasterly, Karim Fanous, Pierre Haberer, Pedro Kos, Stefan Ronowicz, Shazeya Serag, Ingy Wedan

o-THE-SQUARE-900Müzik: Jonas Colstrup, H. Scott Salinas

Yapımcı: Karim Amer

Yapım Yılı: 2013

Ülke: Mısır, ABD

Dil: Arapça

Süre: 104 dakika

Dağıtım: M3 Film

İthalat: Bir Film