Amedspor’un oynamadığı maçlarda bile gıyabında ‘Beyaz Toros’, ‘Yeşil’ görselleri tribünde açıldı. Bu durum rakip takımların sosyal medya hesaplarında da tekrarlandı. Leyla Zana’ya yönelik cinsiyetçi tezahüratlar daha bu yıl sıkça gündem oldu… 15 yıl boyunca bu döngü sürdü. Şimdi Süper Lig’e çıkışla nihayetlenen son sezonda da…
Galatasaray, Beşiktaş ve Fenerbahçe’nin de aralarında bulunduğu kulüplerin Amedspor’u kutlayan mesajları, aleyhte sosyal medya kampanyalarına neden oldu. Göztepe kulübü bu nedenle bir açıklama da yaparak kutlama mesajını sildi. Karadeniz Teknik Üniversitesi Rektörlüğü dahi kutlama mesajı yayınladığı için açıklama yapmak zorunda kaldı.
Geçen hafta yine Bahçeli, “Barış ve Siyasallaşma Koordinatörlüğü” önerisinin de aralarında bulunduğu bir dizi yeni öneriyle kendi partisinden siyasetçilerin demesiyle yeniden ‘şok edici’ hamlesini yaptı. Erdoğan da “Süreç devam ediyor, geri dönüş yok” diyor her seferinde. Ancak işte mayısın ortasındayız, 15 Temmuz’da Meclis tatile girecek. Bir ay sonra Süper Lig’de yeni sezon!
Aslında mesele şudur: Her siyasi partinin kendi ‘kitlesine’ söylediklerini söylemeye devam ederek, olup biteni kendi istediği gibi/kendi istediği kadarıyla tarif etmesiyle yürünerek gelinebilecek yere gelinmiştir. Ortada gerçekten koordine edilecek bir ‘barış ve siyasallaşma’ süreci olup olmadığını anlamak için Amedspor örneği, sadece bir tek örnektir ama önemli de bir örnektir.
Amedspor’un (evet futbol asla sadece futbol olmadığı halde) ‘sadece’ bir futbol takımı olarak ülkenin en üst seviye liginde en azından diğer 17 takım gibi mücadele edebilmesinin sağlanması bu ortamda nasıl mümkün olacak?