Arif Koşar: 'Devlet aklı', AKP iktidarının aklından bağımsız değil

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

Bugün devletin aklı hiç olmadığı kadar karışık.

Çünkü, siyaset sahnesi ve devlet sahası içinde farklı ittifaklar ve mücadeleler söz konusu. Bir yanda, uluslararası düzendeki değişimlerle birlikte önemli bir destek ve zemin bulan AKP ve MHP iktidarı ve ittifakı, bu ittifakla birlikte tekelleşmiş, ihalelerle, rantla yol alan bir sermaye fraksiyonu, mevcut iktidarla kaderini birleştirmiş üst bürokrasi…

Diğer yanda, -genelleme yaparak söylersek- muhalefet partileri, Batı ile iktisadi ve siyasi ilişkileri önceleyen sermaye grupları, bürokrasi içindeki çatlaklar…

İşçi sınıfı ve sol/sosyalist, demokrat toplumsal muhalefetin mücadelesi ise şimdilik, bu iki sermaye bloğunu geriletecek düzeyde değil ve bu da mevcut rejime önemli bir hareket alanı sağlıyor.

uygulama sahası bulan bu “devlet aklı”; yıllardır bürokraside, kurumlarda, “sivil toplum”da etki alanlarını genişleten, bir bakıma devletleşen AKP iktidarının aklından bağımsız değil. Bu bakımdan uygulamadaki “devlet aklı” aynı zamanda “siyasal iktidar aklı”dır.

Çeyrek yüzyıldır siyasal yönetime hâkim olan hükümet ile devlet iç içe geçmiştir. “Devlet başka hükümet başka” iddiası, kutsal devlet varsayımının varsaydığı bir hayalden ibarettir. Devlet budur. Devletleşen AKP-MHP iktidarının aklı, elbette çelişki ve karşıtlıkları da içererek devlet aklını oluşturmaktadır.

Siyasal iktidarın kendi “aklı”nı “muhalif” milliyetçi muhafazakarlara, geçmiş özlemi içindeki CHP’lilere “devlet aklı” olarak pazarladığı bir dönemdeyiz. 

Arif Koşar’ın yazısı