İdeolojiler bataklıktır. O bataklığa adım atıldığı andan itibaren her yeri kaplayan o olur. İnsanın ne yapacağına, nasıl düşüneceğine, yarınına, ütopyasına, gelecek için hangi yolun izleneceğine, doğruya, yanlışa, her şeye o karar verir. İdeolojik takıntı durumlarında insan kendisi gibi değildir, öyle olunca kendi dışındaki insan ve toplulukları da olduğu gibi anlayamazlar.
‘Liberal’, ‘solcu’, ‘sağcı’, ‘İslamcı’ gibi sıfatlar örneğin… Davranış ve düşünce kalıplarını da içererek karşıdaki insanın, düşüncenin, grubunu ne ve kim olduğunu, nasıl hareket ettiğini size kestirmeden anlatırlar. Liberal örneğin, öyle bir sıfattır ki telaffuz ettiğiniz an sizi benzerlerinize yaklaştırır, ‘ortak öteki’ye işaret ettiği oranda ortak bir tavır ve ‘ortak kimlik’ üretir.
Aranızdaki farklar ne olursa olsun, zeka, bilgi, algı düzeyiniz ne olursa olsun, nerede yaşarsanız yaşayın, hangi durumla karşı karşıya olursanız olun, aşağıdan eşitlenir, ‘liberal’ denilen adamı aynı anda ve şekilde çözersiniz. Birinin ne dediğini dinlemenize, ne yazdığını okumanıza gerek yoktur artık, sıfat yeter ve böylece siz kim olduğunu, niyetini kestirmeden anlarsınız…
Tek tespit, tek doğru, tek pozisyon…