Aladağ'da yurt denetimi 'baştan savma': Eğitim yok, denetlemeden bihaberler

 

RIFAT DOĞAN

rfatdogan@gmail.com

Adana’nın Aladağ ilçesinde 10 yaşlarında 11 çocuk ve 18 yaşında bir eğitimcinin yangında hayatını kaybettiği Süleymancılar’a ait yurt faciasıyla ile ilgili açılan davanın dördüncü duruşması görüldü.

Fotoğraf: DHA

Aladağ’da geçen yıl 29 Kasım tarihinde çıkan yangında 24 kişi de yaralanmıştı.

Dördüncü duruşma, Kozan Ticaret Odası Konferans Salonu’nda görüldü. Duruşma öncesi faciada yaşamını yitirenlerin aileleri duruşma salonu önünde kısa bir açıklama yaptı.

Ailelere hukuki yardımda bulunan Sosyal Haklar Derneği avukatlardan Ömer Gökhan Çelik, bir kez daha hukuk talep etmek için burada olduklarını, bugün ölümlerde birincil sorumluluğu olan kamu görevlilerinin mahkemeye çıkacaklarını, aileler ve hayatını kaybeden çocuklar için hukuk mücadelesinin devam edeceğini söyledi.

‘Kamusal kaynaklar cemaatlere verildi’

Davayı izlemeye gelen Eğitim Sen Başkanı Feray Aytekin Aydoğan da, “Türkiye tarihi boyunca görülmemiş boyutlarda köy okulları kapatıldı,taşımalı eğitim yaygınlaştırıldı, devlet yurtları kapatıldı, yeni yurtlar açılmadı, çocuklar bilfiil devlet eliyle cemaat yurtlarına teslim edildi. Devlet yurtlarına, halka ayrılmayan kamusal kaynaklar; cemaatlere peşkeş çekildi. 1989’da 305 kişi olan taşımalı eğitim, şu an 2 milyonun üzerinde. 2 milyonun üzerinde çocuk okul öncesi, ilkokul döneminden itibaren ailesinden uzak her türlü istismara açık, eğitimci niteliği olmayan kişilerin, cemaatlerin eline teslim edilmeye devam ediyor” diye konuştu.

Açıklama ardından duruşma salonuna geçildi. Duruşmaya tutuklu sanıklar ile bazı tutuksuz sanıklar, mağdur ve sanık yakınları ile çok sayıda izleyici katıldı.

‘Eğitim almadım’

Fotoğraf: Rıfat Doğan

Yargılanan kamu görevlilerinden Bayram Aydın, ifadesinde kaymakamlıkta görevli olduğunu, yangın ya da iş güvenliği konusunda eğitim almadığını söyledi.

Aladağ Özel Kız Öğrenci Yurdu’nda 2014 ve 2015 yıllarında Kaymakamlık görevlendirmesi ile sanıklar arasında bulunan ilçe milli eğitim şube müdürü Ramazan Arı ile denetim için yurda gittiğini belirterek, “İlçe Milli Eğitimin verdiği 45 maddelik formu evet, hayır diye cevaplandırarak denetimi gerçekleştiriyoruz. Herhangi bir yangın denetimi olduğunu bile bilmiyordum. Bu konuda eğitim de almadım” dedi.

Yangınla ilgili neye bakması gerektiğini kimsenin söylemediğini ifade eden Aydın, “Yangın levhaları, yangın tüpleri olduğuna bakıyorduk. Formda olmadığı için yangın tatbikatı olup olmadığını sormadık” dedi. Yangın merdiveni olup olmadığına baktıklarını kaydeden Aydın, denetim sırasında kapıların açık ve kullanılır durumda olduğunu belirterek kapıların hangi maddeden yapıldığını hatırlamadığını söyledi.

Kendileri denetimi yaptıktan sonra İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü’nün ne yaptığını bilmediğini ifade eden Aydın, “Soruşturma İl Milli Eğitim müfettişlerinin denetleme raporundaki 44’üncü maddede yer alan birkaç hususu ne için işaretlediğimizi sordu. Çünkü bu maddeler yurdun kapatılmasına neden olacak maddelermiş. ‘Bize şu hususa dikkat edin’ diye belirtmediler. Yangın ikaz butonu gördüğümü hatırlıyorum. Girişte merdivenin sağında olması lazım” dedi.

Sanık avukatı: Denetim yetkinliği yok

Sanık avukatı, “Bilgisayara veri girişi yapmak görevi. Denetimle ilgili bir yetkinliği yok. Denetlemeden bir gün önce ya da aynı gün denetleme ile ilgili görevlendiriliyor. Yangın ya da iş güvenliği uzmanı değildir 45 soruluk şablona uygun formu dolduruyor” dedi.

Soruları ‘Hatırlamıyorum’ ile geçiştirdi

Müşteki avukatlarının sorularını cevaplayan Aydın, resmi olarak kadrosunun veri hazırlama ve kontrol işletme olduğunu söyledi. Toplam 10 raporda denetim kurulu üyesi ve başkanı olan Aydın, müşteki avukatlarının raporu neye göre hazırladığı sorusunu cevapladı.

Raporlarda yer alan artırılmasını istediği tedbirlerin neler olduğunu, yeterli personel çalıştırılması ile ilgili maddelere ilişkin sorulara “Evet” diyen Aydın, birçok maddeye “Hatırlamıyorum” diye cevap verdi.

Sanık Aydın, 30 Mayıs 2013 ve 6 Haziran 2013 raporlarının birebir aynı olmasına da “Hatırlamıyorum” dedi. Müşteki avukatları birbirine yakın iki raporda duvarda Atatürk’ün Gençliğe Hitabe ve İstiklal Marşı’nın bir raporda olduğunu, başka raporda olmadığını işaretlediğini söyledi.

Sanık, bu soruya da “Hatırlamıyorum” dedi.

Denetime gidiyor ama teknik bilgisi yok!

Bayram’ın ardından savunma yapan Cihan Ünal, kaymakamlıktan yazı işlerinde bilgisayar işletmeni olduğunu ve şube müdürü Davut Gökçe ile birlikte denetleme yaptıklarını ve özel yurt yönetmeliğine göre denetim yaptıklarını söyledi.

Denetim için bir eğitim almadıklarını ve yangın söndürme ile alet ve malzemelerin olduğunu ve yangından sonra kapıların plastik olduğunu öğrendiğini aktaran Ünal, “Denetimi şube müdürü yapıyordu. Ben sadece imza atıyordum. Denetimden sonra hazırlanan raporun ne olduğu veya ne yapıldığını bilmiyorum. Yangın levhaları vardı. Yangın çıkışı merdivenlerin yanında perde yoktu. Teknik olarak bir şey bilmiyorduk. Yangından sonra bunların olacağını öğrendik. Yangın tatbikatı ile ilgili ne ben ne de başkası sormadı. Diğer yurtlarda da denetim yapılıyordu. Ben raporlar düzenlendiğinde bilgim oldu. Ben raporu düzenledim ve şube müdürüne verip gittim” diye savunma yaptı.

Mağdur avukatlarının “Sizin yangınla ilgili eğitim almamanıza rağmen neden göreve gittiniz?” sorusuna Ünal, “Kaymakamlığın oluru ile görevlendirildim. Bunun reddedilmesi mümkün değil” diye savundu.

Ünal’ın ardından ise İlçe Milli Eğitim Şube Müdürü Davut Gökçeli, özel öğrenci yurtları yönetmenliği kapsamında kaymakamlığın görevlendirilmesi ile denetim yaptıklarını söyledi.

45 maddelik formun ülke genelinde halen kullandığını savunan Gökçeli, “Yurt binasında arananlar şartlar başlığında  mevzuata uygun yangın merdiveni ve malzemesi bulunup bulunmadığı denetlenir. Gittiğim her iki denetleme de her iki katta tarihleri geçmediği yangın tüpleri vardı. Bizler tüm odaları gezdik. Yangın merdiveninin kapıları açıktı. İkaz levhaları ışıklı değildi ama duvarda asılı idi. Denetimde yurt müdürü ve yönetiminde biri de vardı. İsimlerini biliyorum ama kim olduğunu hatırlamadım. Bizden önce milli eğitim müdürlüğü müfettişlerinin denetimde yangın tatbikatı yaptırıp yaptırmadığını sordular. Ancak ne dediklerini tam olarak hatırlamıyorum. Maarif Müfettişlerinin yaptığı denetimi raporunda yangın tatbikatının yapıldığı belirtilmişti” dedi.

‘Eğitim almadım’

Fotoğraf: DHA

Her yıl iki kez denetim yapılıp, raporların İl Milli Eğitim Müdürlüğü’ne gönderildiğini ve kendilerine geri dönülmediğini ifade eden Gökçeli, raporları denetim yapılan yurda da gönderdiklerini ve yurttan gelen gelişim planını da tekrardan İl Milli Eğitim Müdürlüğü’ne gönderdiklerini söyledi.

Gökçeli, Maarif müfettişlerinin hazırladığı rapora istinaden iki kez yurdun gelişim planı raporu gönderdiğini ifade edip, “Yangınla ilgili bir eğitim almadım. Benim yaptığım denetim özel öğrenci yurtları yönetmenliği ile yaptığım bir denetimdir. Ben teknik personel değilim, eğitim almadım. Yurt açılması sırasında özel yurtlar la ilgili 18 şart yerine getirilmeden açılmasına izin verilmemesi gerekiyor bu yurt 2010 yılında dönüştürülmüş. Dönüştürülmesi sırasında sağlık, iskan, Bayındırlık ve iskan müdürlüğünden olumlu raporlar alarak açılmıştır. O zamandan beri bayındırlık, itfaiye konusunda değişiklik anlamında herhangi bir talep gelmemiştir” diye savundu.

Duruşmada mağdur avukatlarından SHD avukatı Can Atalay, Süleymancılar Cemaati dediği sırada ise salonda kısa süreli gerginlik yaşanırken, savcının Atalay’a tepki göstermesi dikkat çekti.

Mağdur yakını Salih Aydoğdu, “Nerede bizi savunmaya çalışan varsa dışarı atılmak isteniyor” dedi.

Atalay’ın sorusu üzerine ise Gökçeli, “Yerde halılar vardı. Yangın merdiveninin kapısının plastik olduğunu görmedim. Tüm maddelerle ilgili bildirim yapıldı. 43 madde ile ilgili ise bildirim yapılıp yapılmadığını bilmiyorum” dedi.

İlçe Milli Eğitim Müdürü Mehmet Aktaş da yurdun eksiklikleri ile ilgili rapor konusunda milli eğitime beş kez yazı yazdıklarını ancak cevap alamadığını söyledi. Etkin bir izleme ve kontrol yaptıklarını belirten Aktaş çocukların tarikat yurduna yönlendirilmesiyle ilgili “Ben il milli eğitime yazı yazdım ama sonuç alamadım” dedi.

Mahkemeye 40 dakika ara verildi.

‘Denetim yapılsaydı yurt kapanırdı’

Aradan sonra Ramazan Arı ise 45 maddelik denetim raporunda 44. maddede yer alan a, b ve c şıklarını sehven işaretlediğini maarif müfettişlerinin yaptığı inceleme sonrasında öğrendiğini belirtti. Arı yangın tatbikatı konusunda teknik bir bilgisinin olmadığını ve bu konuda herhangi bir kurs almadığını söyledi.

Arı suçsuz olduğunu iddia ederek “Eğer denetim yapılsaydı yurt kapanırdı. Yangından sonra bu denetlemeler yapıldı ve dört yurt kapatıldı” dedi.

Mahkeme savunmalardan sonra savcıdan mütalaa talep etti. Savcı kamu görevlilerinin tutuksuz yargılanmasını tutuklu yargılanan sanıkların ise tutukluluk hallerinin devamına karar verilmesini talep etti.

Mahkemeye tutuklu sanıkların ve avukatlarının beyanlarının alınmasıyla devam edildi. Sanıklar suçsuz olduklarını iddia ederek tahliye talep etti.

Ara sonrası mahkeme heyeti kararını açıkladı. Mahkeme heyeti, tutuksuz sanıkların tutuklanma talebinin reddine; tutuklu sanıkların tutukluluk hallerinin devamına karar verip duruşmayı 26 Şubat 2018’e erteledi.

Aladağ’da beş kamu görevlisine dava: Görevlerini ihmal ettiler

Aladağ davası: Yurt müdürü yangını sabotaja bağladı!

Aladağ yangını sonrası ilçe milli eğitim müdürü ve denetmenlere ‘ödül gibi ceza’

Aladağ’daki yurtta din dersini zorunlu tutmuşlar: Oranın ekmeğini yiyor, mecbur

Aladağ’daki kız yurduna babanın girişine ‘haram’ denilerek izin verilmemiş

Aladağ’daki yurtta ‘elektrik çarpması’ uyarısı yapan öğrencilere yanıt: Düzelir

Aladağ davasında tutuklu yedi sanıktan birine tahliye: Kaçma şüphesi yok

Marmara’daki ‘ihraç’larda imzası olan hukukçu, Aladağ sanıklarının avukatı oldu

Aladağ’da ilk duruşma görüldü: ‘Para teklif ederek üzerimizde baskı kuruyorlar’

Aladağ’da ‘sahte rapor’ yazan görevliler ve milli eğitim müdürüne soruşturma izni

12 canın bedeli bu mu? Aladağ faciasının sorumlularına en fazla 15 yıl hapis!

Müfettiş incelemesinde çıktı: Aladağ’daki yurdu sahte raporla kurtarmaya çalışmışlar

Aladağ aileleri: Süleymancıların yurdu kapanmasın diye çocukları MEB gönderdi

Bakanlık hala savunuyor: Aladağ’da üç denetim yapılmış, eksik görülmemiş

İhmaller zinciri: Aladağ’da Süleymancıların erkek yurdu da yeterli denetimden yoksun

Aladağ faciasının ardından: Tarikat yurtları ücretsiz olamayacak

CHP’den Aladağ raporu: Eğitimin cemaatlere havale edilmesinin siyasi sorumluları ortaya çıkmalı

Aladağ’da facianın yaşandığı kız yurdunda ‘namahrem’ diye denetim yapılmamış

Aladağ firarisi yönetici tutuklandı

Aladağ’daki yurt faciasında serbest bırakılan dört yönetici tekrar tutuklandı 

Aladağ’daki yurt yangını faciasında dernek yöneticisi dört kişi tahliye edildi

Yurt görevlisi, Aladağ’daki faciadan sonra 35 kilo etin peşine düşmüş

Aladağ’da çocuklarını kaybeden ailelere 10’ar bin lira ‘yardım’ yapıldı

‘Süleymancılar’ın Adana’daki diğer yurtları da güvenli değil

Süleymancılar köye gidip yurt için aileleri ikna etmiş: Erken saatte namaza kaldırıyorlar

Aladağ’daki yurt faciasında yaralanan öğrenciye ‘yalan ifade baskısı’

Adana’daki faciada yurt müdürünün dört yaşındaki kızı da hayatını kaybetti

Adana’daki faciayla ilgili yurt müdürü dahil altı kişi gözaltına alındı

İlk ifade: Bulaşık yıkıyorduk, arkadaşımın eline elektrik geldi, sonra yangın çıktı

A Haber sunucusu, CHP’li vekile canlı yayında bela okudu: Allah’ım, onu cehennemine al, cayır cayır yak

11 öğrenciye mezar olan cemaat yurdundaki dehşetin izleri sabah ortaya çıktı

Yurtlarda kalan öğrenciler anlatıyor: Yangın merdivenleri kilitli, dikenli telle sarılı

Adana’daki yangına ilişkin haberlere ‘huzur ve güven ortamını bozuyor’ diye yasak getirildi

Çocuklar böyle yandı: Yerler halı, üst kat ahşap, yangın merdiveni kapısı kilitliydi

Adana’da facia yaşanırken Meclis’te bazı vekillere zam yapılmış!

11 çocuk ve bir eğitmenin yanarak can verdiği yurt Süleymancılar Cemaati’ne ait

Adana belediye başkanı, gazeteci Nedim Şener’e çıkıştı: Üslubunuz çok hovarda

Adana’da öğrenci yurdunda facia: 11 çocuk, bir eğitmen yanarak can verdi