Alaattin Aktaş: Devlet, tasarruf eden vatandaşını göz göre göre cezalandırıyor

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

Ya vatandaş tasarruf ettikçe devletin adeta hışmına uğruyor ve ekonomik yönden kayba uğruyorsa… “Olur mu öyle şey” demeyin, zaten bu görüşü ben dile getirmiyorum, devletin resmi verileri söylüyor.

Devlet, tasarruf eden vatandaşını ekonomik yönden göz göre göre hırpalıyor, göz göre göre cezalandırıyor.

Mevduat sahibi hep zararda. Tasarruf etmek özünde ülke ekonomisi için yararlı olmaya yararlı da, Türkiye’de ekonomiye hiçbir katkısı olmayan, hatta tam tersine zararı dokunan tasarrufların ön plana çıktığı da göz ardı edilmemeli.

Vatandaş altın alıyor, döviz alıyor. Bunun için vatandaşı suçlamak elbette söz konusu değil, öncelikle vatandaş tercihini niye bu araçlardan yana kullanıyor diye bakmak gerekir. Ama sonuç değişmiyor; bu alanlara yapılan yatırımlar ülke ekonomisine hiçbir katkı sağlamıyor.

Hatta borsaya dönük yatırımlar da kağıt üstünde yazan teorik katkıyı vermekten uzak kalıyor.

Ülke ekonomisine katkıda bulunacak başlıca tasarruf araçları olarak geriye mevduat ve Hazine’nin borçlanmasına destek olan iç borçlanma senetleri kalıyor. Peki bunlarda reel getiri var mı? Son bir yılda DİBS’te oluşan yüzde 6,28’lik getiriyi hariç tutarsak vatandaş zarardan kurtulamamış. 

Temel sorun ne mevduat faizinin yüksekliği, ne kredi faizinin bundan kaynaklı olarak yüksek seyretmesi, ne de tüm bunların sonucu olarak ekonomide yaşanan sıkıntı.

Temel sorun yıllardır bir türlü üstesinden gelinemeyen, gelinmeyen, gelinmesi yönünde gerçekçi adımlar atılmayan enflasyon.

Alaattin Aktaş’ın yazısı