Yılın son çeyreğine ilişkin işgücü istatistiklerinin açıklanmasıyla bir kez daha görüldü ki ne eğitimde ne istihdamda olan nüfusla ilgili sorun hiç eksilmeden sürüyor.
Bu sorun bitmiyor, bitirilemiyor, aslında bitirilmesi yönünde kayda değer bir adım da atılmıyor, dolayısıyla bu sorunun öyle yakın zamanda bitmek bir yana hafifleyeceği de beklenmiyor.
İşgücü istatistiklerinde çalışma çağındaki genç nüfus 15-34 yaş grubu olarak kabul ediliyor. Son çeyrek itibarıyla bu yaş grubundaki nüfus 24,1 milyon. Bu 24,1 milyon nüfusun 6,5 milyonu ne eğitimine devam ediyor, ne de çalışıyor. Bir başka ifadeyle 15-34 yaş grubundaki her 100 gencin 29’u ne eğitimde ne istihdamda, kısaca NENİ.
Şimdi “Şu kadar genç ne eğitimde ne istihdamda” ya da “Üniversite mezunlarının yüzde 30’u işsiz geziyor” denildiğinde hemen ortaya atılan ve akılları sıra çok kolay bir çözüm sunan bir kesim var.
Söyledikleri hemen hemen hiç değişmiyor:
“Türkiye’de çalışmak isteyene iş çok, gençler iş beğenmiyor.”
Ne kadar kolay değil mi, eğitimleri ne olursa olsun gençler her işi yapsın!
O gençler yıllar boyu niye eğitim gördüler, niye üniversite okudular, bunu düşünmeden “Gençler iş beğenmiyor” diyerek sorunu aklı sıra çözen o kadar çok ki…