Akşener: Türkiye'nin makroekonomik değil 'makroErdoğanik' sorunları vardır

İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, Merkez Bankası başkanının görevden alınması sonrası piyasalarda yaşanan gelişmeye dair, “Türkiye’nin, ‘MakroErdoğanik’ sorunları vardır” dedi.

Fotoğraf: AA

Meclis’te partisinin grup toplantısında konuşan Akşener, ‘varlıklarının teminatı’ olan devletin, Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın elinde oyuncak olduğu gerçeğine sessiz kalamayacaklarını ifade etti.

Akşener, bugün gelinen noktada ‘devlet, anayasa ve kanun’un önemsiz detay haline getirildiğini ifade ederek “Sayın Erdoğan’ın paşa gönlü ne istiyorsa, o oluyor, o yapılıyor” dedi.

İYİ Parti lideri, sözlerini şöyle sürdürdü: “Sırf canları istedi diye, uluslararası bir anlaşmayı feshedebiliyorlar. Sırf canları istedi diye, gecenin bir yarısı, itibarı bağımsızlığından gelen Merkez Bankası’nın, bir başkanını daha görevden alabiliyorlar. Sırf canları istedi diye, Türk milletinin kutlu iradesini hiçe sayıp, demokrasinin, hukukun, devlet insanlığının gereklerini yerle bir ediyorlar.”

‘Millet iradesi hiçe sayıldı’

Akşener, hükümetin İstanbul Sözleşmesi’nden ayrılma kararını da eleştirdi. Anayasa’da kanunla düzenlenmesi öngörülen konularda cumhurbaşkanlığı kararnamesi çıkarılamayacağı yazdığı ancak Erdoğan’ın kendisine başka bir kararnameyle ek yetkiler verdiğini dile getirdi.

İYİ Parti lideri, şöyle devam etti: “Sayın Erdoğan, millet iradesini hiçe sayan o kanunsuz yetkiyle, gece yarısı aklına esmiş, ve İstanbul Sözleşmesi’ni feshetmiş… Dava arkadaşlarım; bu yetki aşımı, milletimiz için hak gaspıdır. Mesela, mülkiyet hakkı da, aynı yöntemle gasp edilebilir. Mesela, memuriyetten doğan tüm haklar da, aynı yöntemle gasp edilebilir. Mesela, çalışanlarımızın tüm yasal hak ve güvenceleri de, aynı yöntemle gasp edilebilir.”

Akşener’e göre panik var

Akşener, İstanbul Sözleşmesi’nin 2011 yılında tüm partilerin onayıyla Meclis’te milli bir uzlaşıyla kabul edildiğini belirterek, bunu AKP’nin ‘millet için yaptığı ender iyi işlerden biri’ diye tanımladı.

İYİ Parti lideri, cumhurbaşkanının ‘bunca yıldır sözleşmeyi iç siyasete malzeme yapıp, kadınlardan, çocuklardan, toplumun aile yapısında dem vurup, siyasi rant kovaladığını’ öne sürdü.

“Sayın Erdoğan’ın, bugün çıkıp aynı sözleşmeyi feshetmeye kalkması sizce de garip değil mi?” diyen soran Akşener, sözlerini şöyle sürdürdü: “Elbette garip ama şaşırtıcı değil. Neden mi? Çünkü, arkadaşlar zorda. Çünkü, oylar eriyor. O nedenle sayın Erdoğan, panik içerisinde, ‘Kimin gözüne nasıl girerim?’, ‘Kimden nasıl siyaset devşiririm?’ diye çırpınıyor. Sırf, çarpık zihniyetli bir azınlığa şirinlik yapacağım diye, Türkiye’de, şiddet gören, istismar edilen, tacize, tecavüze uğrayan, kadınların, çocuklarımızın güvenliğini, kutsal aile yapımızı kurban ediyor. İşin özü işte budur.”

‘Şımarık çocuk gibi davranman…’

Akşener, akademik çalışmaların, bağımsız bir merkez bankasının, makroekonomik kırılganlığı ve bankacılık piyasasındaki sistemik riskleri azalttığını, enflasyonu da, daha düşük bir maliyetle düşürdüğünü gösterdiğini ifade etti.

İYİ Parti lideri, Erdoğan’a “Başta Merkez Bankası ve TÜİK başkanları olmak üzere, bürokratlara, oyuncağını beğenmeyen şımarık bir çocuk gibi davranman, ekonominin itibarını zedeliyor” diye seslenerek şöyle devam etti: “Şeffaflık ve hesap verebilirlik, sağlıklı bir ekonomi politikasının ve etkin bir kamu anlayışının, olmazsa olmaz iki kriteridir. Gece yarısı, piyasalar kapandıktan sonra yaptığın atamalar, çifte kasa gibi kullandığın Varlık Fonu, herkesten kaçırmaya çalıştığın, Sayıştay raporları, bu iki kriteri zedeleyip, ülkemizi çok yüksek bir risk primi ödemeye mahkum ediyor.”

Akşener, ‘cumhurbaşkanının keyfi tutum ve davranışları’nın Türkiye’yi ödemeler dengesi krizine doğru sürüklediğini savunarak, mevcut durumda, Türkiye’nin dış borcunun milli gelire oranının, 2001 krizindeki seviyenin de üstünde olduğunu dile getirdi.

‘Zihni sinir projesi’

Akşener, Türkiye’nin kısa vadede çevirmesi gereken çok yüksek bir dış borcu ve cari açığının bulunduğunu, üstelik geçmiş dönemlerde olduğunun aksine Merkez Bankası’nın duruma müdahale edebilecek rezervlerinin de bulunmadığını kaydetti.

İYİ Parti lideri, “Türkiye, ‘zihni sinir’ projelerini uygulayacağın bir laboratuvar değildir. Attığın abuk sabuk adımlar, yarattığın tedirginlik, ve kritik makamlara atadığın liyakatsiz insanlar, ekonomiyi tahrip etmekten başka bir işe yaramıyor” diye konuştu.

Akşener, makroekonomiyi belirleyenin o ülkenin üretim gücü odluğunu, bu açıdan Türkiye’nin hiçbir makroekonomik sorunu bulunmadığını ifade etti.

İYİ Parti lideri, Türkiye’nin zenginliklerini sayarak şunları söyledi: “Bu kadar zenginliğe sahip bir ülkenin, makroekonomik sorunu olamaz. Bu kadar basit. Türkiye’nin makroekonomik sorunu yoktur. Türkiye’nin, ‘MakroErdoğanik’ sorunları vardır. ‘MakroErdoğanik’ sorunlarımız yüzünden; onca zenginliğe karşın, 8 bin 500 dolarlık milli gelirle, Avrupa’nın sonuncusuyuz.”