AKP'li siyasi fesihin gerekçesini açık etti: Eşcinselliğe hukuki statü veremezsiniz

İstanbul Sözleşmesi’nin feshedilmesini değerlendiren AKP’li bir siyasetçi, “Sosyolojik vaka olarak eşcinsellik yoktur denilemez ama buna hukuki statü veremezsiniz. Sözleşme buna hukuki statü verilmesinin yolunu açıyor” dedi.

Fotoğraf: Serra Akcan / csgorselarsiv.org

Cinsiyet eşitliğine dayalı ve kadına şiddeti caydırma amaçlı İstanbul Sözleşmesi, 20 Mart’ta cumhurbaşkanı kararıyla feshedilmişti. Ulusal ve uluslararası birçok kurum ve kuruluş kararı kınamıştı. Kadın hakları savunucuları birçok ilde eylem düzenlemişti. Birçok hukukçu da sözleşmenin, böylesi bir kararla feshedilemeyeceği görüşünde.

BBC Türkçe’ye değerlendirmede bulunan AKP’li bir siyasetçi, İstanbul Sözleşmesi’nde vazgeçilmesinin nedenini, Avrupa ile Türkiye arasındaki ‘temel değerler farkı’na dayandırdı: “Biz ‘Toplumun temel direği ailedir’ diyoruz. Ama Avrupa ‘Aile yoktur, bireyler vardır’ diyor. Aileyi parçalayınca, kadın -erkek arada da üçüncü cins çıkıyor. Siz bunu kabul ettiğinizde, okullardaki cinsel gelişim derslerinde eşcinsel evliliği de anlatmak zorundasınız, eşcinsel evliliğe izin de vermek zorundasınız, daha bir çok yükümlülüğü yerine getirmek zorundasınız. Sosyolojik vaka olarak eşcinsellik yoktur denilemez ama buna hukuki statü veremezsiniz. Sözleşme buna hukuki statü verilmesinin yolunu açıyor.”

Sözleşmede LGBTİ+ bireyleri kapsayan cinsel yönelim ve cinsiyet kimliği kavramları tek bir maddede geçiyor.

Sözleşmenin 4’üncü maddesinin 3’üncü fıkrasında taraf devletlerin sözleşmeyi ‘herhangi bir temele dayalı olarak ayrımcılık yapılmaksızın uygulanmasını temin edeceği’ ifadesi yer alıyor.

Fıkra şöyle: “Taraflar bu Sözleşme hükümlerinin, özellikle de mağdurların haklarını korumaya yönelik tedbirlerin, cinsiyet, toplumsal cinsiyet, ırk, renk, dil, din, siyasi veya başka tür görüş, ulusal veya sosyal köken, bir ulusal azınlıkla bağlantılı olma, mülk, doğum, cinsel yönelim, toplumsal cinsiyet kimliği, sağlık durumu, engellilik, medeni hal, göçmen veya mülteci statüsü veya başka bir statü gibi, herhangi bir temele dayalı olarak ayrımcılık yapılmaksızın uygulanmasını temin edeceklerdir.”

‘İstanbul Sözleşmesi’ gitti, ‘Ankara Sözleşmesi’ geliyor!

Adalet bakanı: Uluslararası sözleşmelerin feshi, yürütmenin yetkisindedir

‘Bizi sorumlu kılan sözleşme değil’ diyen Soylu: Kadın cinayetlerinin arttığı yalan