– Terörle mücadele önemli bir duyarlılık alanı idi. Ak Parti son dönemde MHP’nin eleştirilerini izale edecek bir tavrın içine girdi.
– Batı’ya yönelik tepki, hele Türkiye’nin bekasına yönelik Batı kaynaklı saldırılar söz konusu olduğunda birleştirici bir söylem alanı olabilirdi. Bu noktada Batı’da Erdoğan karşıtlığı ile bütünleşen acayip bir Türkiye sorgulaması gerçekleşti. Bu da içerde farklılıkları izale eden bir yansıma oluşturdu.
– Bir de “Hayır cephesi”nde Kandil ve FETÖ yer alınca, milli hislerin coşkun bir şekilde buluşacağı mecra oluşmuş oldu. Artık “Hayır” demenin Türkiye’nin hayrına olabileceğini ispat nerede ise imkansızlaşacaktı.
– A&G’nin yöneticisi Adil Gür, şu anda tercihlerin “etnik aidiyet”ten ziyade “ideolojik nitelik” kazandığını ifade ediyor. Bu, muhafazakar Kürtlerin de “PKK’nın Hayırı”na katılmamak için “Evet cephesi”nde yer alıyor olmasını izah ediyor.
Şu anda Evet cenahındaki çok önemli bir toplum kesimi, belki de Anayasa değişikliğinin ne getirip ne götürdüğüne bakmaksızın, “Kimin yanında yer alıyor?” saiki ile tercihte bulunuyor.