Ahmet İnsel: Sizin çektiğiniz acı ve haksızlığın topuğuna bile erişemez onlarınkiler

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

Bugün sizin iktidarınız, sadece o kentte değil, aynı partiden seçilmiş 84 belediyeye kayyım atamış, yasal yollardan seçilmiş başkanlarının ‘ellerinden belediye başkanlığı alınmış, hapse düşmüş’ durumda iken bunu yaparsanız, ortada vahim bir gerçeklik çatışması vardır. Ya da karşısında konuştuğunuz kalabalık o kentten gelen insanlardan oluşmamıştır, gözlerinin içine baka baka bu çelişkili gerçekliği ifade edersiniz. Kalabalık zaten sizi dinlemeye değil, orada kalabalık yapmak için taşınmıştır. Ne dediğinizle pek ilgili değildir. Ne var ki, aralıksız sizin konuşmalarınızı canlı yayımlayan onlarca kanaldan o kent halkının en azından bir kısmının da sizi dinleyeceğini ümit ediyorsunuzdur. Bu durumda, sanki bugün artık her şey güllük gülistanlıkmış gibi, ‘siz de geçmişte çok acı çektiniz’ dersiniz. Ama sizin çektiğiniz acı ve haksızlığın topuğuna bile erişemez onlarınkiler.

Konuştuğunuz bölgede seçilen milletvekilleri aylardır tutuklu iken, “onlar sizi Kandil’e gönderiyor, biz sizi parlamentoya çağırıyoruz” demek için, sizin o milletvekillerini hapse yollayan gücün başı olmamanız gerekir. En basit mantık bunu emreder. Aksi takdirde, parlamentoya hapse atmak için çağırdığınız sonucu da çıkarılabilir. O zaman hitap ettiğiniz kişileri ‘Kandil’e gönderen’in, daha doğrusu gitmeye teşvik edenin esas kim olduğu sorusu sorulur. Ya bilinçli olarak provokasyon yapıyorsunuz ya da vahim bir gerçeklik çatışması yaşıyorsunuz demektir.

Ahmet İnsel’in yazısı