Ahmet İnsel: Diktatörlük rejimlerinin asli ve kalıcı niteliği anayasal diktatörlük terimine uyuyor

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

Halk egemenliğinin temsili bir kişide vücut buluyorsa, bu rejimin adı otokrasidir. Birkaç kişi veya bir zümrede vücut buluyorsa, rejim aristokrasidir. Egemenlik herkeste vücut bulabiliyorsa, o zaman rejime demokrasi denir.

Günümüzde birçok ülkedeki diktatörlük rejimlerinin asli ve kalıcı niteliği anayasal diktatörlük terimine uyuyor. Bu diktatörlüklerin bir kısmı otokrat nitelikte. Yani mutlak iktidar esas meşruiyetini, kan, kabile, zümre veya parti bağından değil, hükümranın kendi şahsından alıyor. İktidarın esas kaynağı hükümranın kendisi olduğu için, rejim neredeyse bütünüyle o kişinin iktidarda kalmasına bağlı olarak ayakta durabiliyor. Bu da rejimin baskıcı niteliğini katlıyor.

Dayatılmış adımlarla ve yangından mal kaçırırcasına otokratik hükümranlık ve anayasal diktatörlük yolunda yürürken bu tür rejimlerin başka ülkelere ne getirip ne götürdüğüne de bakılabilir. Sonucun toplumun ortak geleceği açısından son derece endişe verici olduğu söyleyebilirim.

Ahmet İnsel’in yazısı