Ali Ağaoğlu ve Besim Tibuk’un Muğla’nın Milas ilçesine kurmayı planladığı 16 bin kişilik ‘kasaba’ya ilişkin açılan davada mahkemenin tayin ettiği bilirkişi, alanın yok olacağına dikkat çekerek itiraz etti.

Binlerce konut, oteller ve golf sahalarından oluşan ‘Turizm Kenti’ projesinin, korumadaki Bargilya Tuzla Sulak Alanı sınırına Ağaoğlu ve Tibuk’un sahip olduğu Net Holding ortaklığında kurulması planlanıyor.
Proje için Mayıs 2021’de nihai çevresel etki değerlendirmesi (ÇED) raporu Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’na sunulmuş; bakanlık da ‘ÇED olumlu’ kararı vermişti.
Muğla Çevre ve Ekoloji Politikaları Derneği ve Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği (TMMOB) Muğla İl Koordinasyon Kurulu kararın iptali için dava açmıştı.
Medyascope’tan Doğu Eroğlu’nun aktardığına göre projenin iptali için açılan davada hazırlanan bilirkişi raporu, ‘projenin ekolojik dengeyi geri dönüşü olmayacak biçimde bozacağını’ kaydetti.
Raporda ‘ÇED olumlu’ kararının ‘uygun olmadığı’ belirtilerek şöyle dendi: “Projenin faaliyete geçmesiyle tüm canlıların varlık ve gelişmelerini sürdürebilmeleri için gerekli olan ekolojik denge bozulacaktır. Biyolojik çeşitliliğin azalması sebebiyle, kalıcı ve geri dönüşü olmayan habitat kaybı yaşanacaktır. Tatlı su-tuzlu su dengesi bozulacak, tuzlanın zarar görmesi durumunda deniz suyu kara yönünde ilerleyecektir.”
‘Önce denge bozulur, sonra deniz suyu karaya ilerler‘
Bilirkişi raporunda farklı uzmanların sürekli vurguladığı ‘en tehlikeli olasılık’ intrüzyon olgusu, yani deniz sularının karasal ekosistemlere ilerlemesi ihtimali.
Rapora göre Bargilya Tuzlası’nın etkilenme ve tampon bölgeleri üzerindeki inşaat faaliyetleri, tuzlayı besleyen tatlı su kaynaklarının önünü kesecek ve tuzlanın kendine has karakteristiğini yok edecek. Tatlı su-tuzlu su dengesinin bozulmasıysa denizden gelen tuzlu suyun bölgedeki kara ekosistemlerine de ulaşmasını sağlayacak.
Proje gerçekleşmesi halinde sadece tuzla ve tuzlada yaşayan canlılar zarar görmeyeceği, aynı zamanda bölgenin çevresinde de su kaynaklarının kullanılamaz hale geleceği ve ekolojik dengenin bozulacağı belirtildi.
‘Ağaoğlu Turizm Kenti’ projesinin inşa edilmesi halinde olabilecekleri anlatan rapor, bölgenin su kaynaklarını kurutabilecek projenin ‘üstün kamu yararı içermediğini’ de vurguladı
Gölet ve barajlarla su dengesi tahrip edilmiş
Üstelik bilirkişi raporuna göre daha projenin inşaatı başlamadan Bargilya Tuzlası’nın tatlı su kaynakları kısıtlanmış durumda. 445,4 hektarlık proje alanının 340 hektarlık kısmı, Net Holding ve Ağaoğlu’na ait tapulu arazilerden oluşuyor.
Raporda, daha proje başlamadan 2000’li yıllarda proje sahasına altı adet gölet ve bir baraj inşa edildiği, üstelik bu inşaat faaliyetlerinden Devlet Su İşleri’ne (DSİ) haber verilmediği ifade edildi.

Bakanlığın onayladığı nihai ÇED raporunda, proje sahasında bulunan Sarımehmet ve Tuzla derelerinin ‘mevcut durumlarının korunacağı, ulaşım yolu olarak kullanılmayacağı ve dere yataklarına müdahale edilmeyeceği’ taahhüdü yer alıyor.
Ancak bilirkişi raporunda, Tuzla Deresi’nin akış yönünün daha şimdiden değiştirildiğini, tatlı suların Bargilya Tuzlası’na ulaşmasının engellendiğini kaydedildi.
Raporda, oluşturulan göletlerin sızdırmaz membrana sahip olduğunu, yani topladığı suyu toprağa geçirmediğini de ifade edildi.
Bilirkişi raporunda, projenin inşa edilmesi halinde, kullanımdan ötürü atık suların da bu tabloya ekleneceği ve yeraltı sularının korunmasının iyice zorlaşacağı da vurgulandı.
‘Arkeolojik yöne değinilmedi’
Bilirkişi raporunda, proje sahası içinde bulunan iki farklı arkeolojik SİT alanının bir nekropol yayılımı gösterdiği, bu nekropol yapısının güneydoğuda yer alan Bargilya antik kentiyle bağlantılı olduğu kaydedildi.
Arkeoloji konusundaki değerlendirmede, ÇED raporunda proje alanı çevresindeki arkeolojik alanlardan bahsedilmediği belirtilerek, “Projeye ilişkin ÇED olumlu kararının arkeolojik açıdan uygun olmadığı kanaatine varılmıştır” dendi.
Bargilya Tuzla Sulak Alanı bir lagün ekosistemi. Hem karadan gelen tatlı su hem de denizden Güllük Körfezi’ne ulaşan tuzlu su, Bargilya Tuzlası içinde birleşiyor. Acı su karakteristiği gösteren tuzla, göç ve kışlama dönemlerindeki su kuşları için hayati bir habitat sağlıyor.
Göç eden ördek türleri, flamingolar ve balıkçıl türleri Milas’taki Bargilya Tuzlası’nda konaklıyor. Küçük balıkları yiyebilecek yırtıcı balık türleri, sığ sular yüzünden tuzla içinde yaşayamadığı için, Güllük Körfezi ve Güney Ege’deki balıkçılık için de Bargilya Tuzlası önemli bir alan.