Darbe girişimi sırasında Genelkurmay Başkanı Hulusi Akar’ın emir subayı olarak görev yapan sanık Levent Türkkan, savunmasında önceki ifadelerini reddederek, “Her şey hayal aleminde gibiydi, bana bir şeyler içirildiğini düşünüyorum” dedi.

İsmi ‘Yurtta Sulh Konseyi’ üyesi olarak geçen sanıklar için 2 bin 988’er kez ağırlaştırılmış ömür boyu hapis cezası isteniyor.
Dosyada 200’ü tutuklu, dokuzu tutuksuz, 12’si firari olmak üzere toplam 221 sanık yer alıyor. Asker sanıklardan biri orgeneral, üçü korgeneral, dördü tümgeneral, 16’sı tuğgeneral, üçü tuğamiral, 26’sı albay, 27’si yarbay, 37’si binbaşı, 21’i yüzbaşı, diğerleriyse daha alt rütbeye sahip.
Bunlar arasında eski cumhurbaşkanı başyaveri Ali Yazıcı, Genelkurmay Başkanı Orgeneral Akar’ın eski emir subayı Levent Türkkan ve eski başbakanlık özel kalem görevlisi Muhammet Uslu da var.
Sanıklar arasında öğretmen, memur ve esnafın bulunduğu 12 sivil de yer alıyor.
‘Öksüz benimle görüşürdü’
Türkkan, 30 Eylül 2016’da verdiği ilk ifadesinde “Adil Abi (Öksüz) Genelkurmay Başkanı gibiydi. Herkesle görüşmezdi. Ama benimle görüşürdü. Dinleme cihazlarını bana o verdi” demiş ve ‘darbenin mimarı’ denilen Akın Öztürk’ün sadece kukla olduğunu savunmuştu: “İşin başında Akın Öztürk Paşa olduğunu sanmıyorum, o sadece orada bir kukla. Bu işin bir numarası yok. Bence 94’lerin konseyi.”
Türkkan, dün yaptığı son savunmasında önceki ifadelerini reddetti.
‘Darbeci ve FETÖ’cü değilim’
Yaşadıklarının kelimelerle ifade edilemeyeceğini, görüntülerinin bunun en büyük kanıtı olduğunu savunan Türkkan, “Her şey hayal aleminde gibiydi, bana bir şeyler içirildiğini düşünüyorum” dedi.
Önceki ifadelerine kendisinin de inanamadığını ileri süren Türkkan, mahkeme huzurunda ifade vereceği bugünü sabırsızlıkla beklediğini kaydetti.
Akar’ın yaveri olduğu için olayın üzerine yıkılmaya çalışıldığını iddia eden Türkkan, ‘darbeci ve FETÖ’cü olmadığını savundu.
O gece Mehmet Dişli’nin Akar’ın yanına girdiğini ve bir süre sonra özel kuvvetler personelinin karargaha geldiğini anlatan Türkkan, bu kişilerin “Komutanın güvenliği söz konusu, acil tahliye etmemiz gerekiyor, sen gelmeyeceksin” dediklerini ve gittiklerini savundu. Türkkan, Akar’ı derdest etmediğini, aksi halde kendisinin de bu ekiple Akıncı Üssü’ne gitmesi gerektiğini öne sürdü.
Akar götürüldükten sonra televizyondan olayların farklı geliştiğini anladığını, bunun üzerine yan odaya geçtiğini ve sabaha kadar hiçbir olaya karışmadığını öne süren Türkkan, ortalık karışık olduğu için Akar’ın şahsi eşyalarını toplatarak, emniyete aldırdığını, hiçbir şeye karışmadığı için de sabah polise bilgi vermeye kendisinin gittiğini savundu.
‘Önceki ifadelerimi reddediyorum’
Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Salih Zeki Çolak’ın tarafından arandığını savunan Türkkan, Çolak’ın çatışma olmasına karşın karargaha gelmesinin ‘normal olmadığını’ iddia etti ve ekledi: “Tamamen masum ve suçsuzum.”
Daha sonra mahkeme başkanı, sanığa önceki ifadelerini sordu. Sanık Türkkan, bunları kabul etmediğini söyledi.
Bunun üzerine başkan, Türkkan’ın dövülmediğini, işkenceye uğramadığını, üzerindeki yaraların gözaltı sırasında oluştuğunu belirterek başladığı ve itiraflarda bulunduğu, kayıt altına da alınan avukat huzurundaki sulh ceza hakimliği ifadesini okudu.
Türkkan’ın çapraz sorgusunda başbakanlık avukatı Türkkan’ın reddettiği ifadeyi olaydan üç ay sonra verdiğini hatırlatarak, bu ifadenin hür iradeyle verilip verilmediğini sordu. Türkkan ise iddianamenin mart ya da nisan ayında ellerine ulaştığını, bu tarihten önce bu ifadeleri reddettiğine dair dilekçeler verdiğini söyledi.
‘Akar’ı kimse etkisiz hale getirmedi’
“Bu ifade sizin değilse kimin?” sorusuna karşılık Türkkan, şu anda verdiği ifadenin geçerli olduğunu kaydetti.
Bunun üzerine Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın avukatı, sanığa karargahta kullandığı telefonla Akar’ın Akıncı’ya götürüldüğü saat 23.00’ten sonra görüşme yapılmadığını belirterek, bu saatten sonra nerede olduğunu ve ne yaptığını, birilerini arama ihtiyacı hissedip, hissetmediğini sordu.
Türkkan, kimseyi arama ihtiyacı duymadığını, bir işle de uğraşmadığını, sadece odada oturduğunu iddia etti.
Türkkan, “Hulusi Akar’ı kim etkisiz hale getirdi?” sorusuna ise “Kimse” diye yanıt verdi.
‘Akar’la husumetim yok’
Dosyada yer alan ve Akar’a silah çektiğine ilişkin ifadelerin hatırlatılması üzerine de Türkkan, bunların doğru olmadığını savundu.
Mahkeme başkanının Akar götürülürken yer aldığı görüntüleri sorması üzerine Türkkan, “Akar iniyor ve ben hemen yukarı çıkıyorum, bir müdahalem yok. Özel kuvvet personeli, ‘Komutan’ın güvenliği söz konusu, biz de komutanları emniyete alıyoruz’ dedi” dedi.
“Komutanla husumetin var mı?” sorusuna “Hayır” karşılığını veren Türkkan, “Akar niye hakkında bunları söylesin? Dişli’yi dinledin mi? O da savunmasında senden bahsediyor” sorusu üzerine de “Dişli’nin ifadesi, ne diyeyim? Kendini bağlar” diye karşılık verdi.
“Bu olayı, şu an ne olarak görüyorsun, darbe teşebbüsü mü? Öyleyse kimler karıştı?” sorusu üzerine Türkkan, “Ben cevap vermeyeyim buna” demekle yetindi.