Düşünür Dücane Cündioğlu, Türkiye’nin geleceğine bakışını, “Kötümser değilim ama karamsarım, çünkü karamsarlığın, sahibine, daha güzel yarınlar umut etme hakkı kazandırdığına inanıyorum” sözleriyle anlattı.

Habertürk’ten Kübra Par’a konuşan Cündioğlu, referandumdan sonra oluşan Türkiye manzarasına yorumladı: “Bu evre bir kırılma değil, yarılma, hem de derin bir yarılma. Kabul edilmeli ki modern devlet biçimleri açısından olduğu kadar kendi siyasal geleneklerimiz açısından da radikal ve cüretkar bir karar alındı ve sonuçları yeterince öngörülmeksizin devletle hükümet birleştirildi. Artık parti-hükümet-devlet üçlüsünden son ikisi yasal olarak birleşmiş durumda. Bu yeni sistemin nasıl işleyeceğini hep birlikte deneyimleyip göreceğiz.”
‘Baskı ortamı’nın devam etmesinde iktidar kadar muhalefetin de payının olduğunu savunan Cündioğlu şöyle devam etti: “Akl-ı selim sahipleri yeri geldiğinde ne hükümetin olumlu adımlarını takdir etme haklarını kullanabiliyorlar, ne de muhalefetin beceriksizliklerinin üzerine gidebiliyorlar. Her iki tarafta da kırılan kollar daima yen içinde kalıyor. Siyasal yaşamımızda makuliyet artık en az bulunan haslet. Zıvanadan çıkmak, işi müptezelliğe vurmak revaçta. Siyasetçilerin işini kolaylaştırdığı sanılan bu iki yanlı kutuplaşmanın en yıkıcı yanı, toplumsal vicdanın zamanla kararmasına neden olmasıdır. Yaşadığımız bir akıl tutulması değil, bir vicdan tutulması. Bu yüzden karanlıktayız.”
Türkiye’nin geleceği konusunda kötümser olmadığını ancak karamsar olduğunu aktaran yazar, sözlerine şöyle devam etti: “Çünkü karamsarlığın, sahibine, daha güzel yarınlar umut etme hakkı kazandırdığına inanıyorum.”