İran Meclisi Ulusal Güvenlik ve Dış Politika Komisyonu Başkanı İbrahim Azizi, İran’da rejimin değiştiğini iddia eden ABD Başkanı Donald Trump’la alay etti.

Ülkesi, 28 Şubat’tan bu yana İsrail’le birlikte İran’a saldıran Trump, dün savaşın iki-üç haftaya biteceğini düşündüğünü belirtip “Oradan çekileceğiz” demişti.
ABD başkanı, Hürmüz Boğazı’yla da hiçbir işinin olmadığını ve orada petrole ihtiyacı olan ülkelerin adım atması gerektiğini savunmuştu.
Trump daha önce boğazı açması için İran’ı birçok kez tehdit etmiş, hatta NATO ülkelerinden yardım istemişti. Destek gelmeyince de bunu unutmayacağını söylemiş, son olarak ülkesini ittifaktan çekmeyi düşündüğünü söylemişti.
ABD başkanı, şöyle devam etmişti: “İran’da rejim değişikliğini çoktan gerçekleştirdik. Bir rejimi devirdik, sonra ikinci rejimi de devirdik. Şimdi çok farklı bir grup insan var. Bence çok daha makuller, çok daha az radikaller.
İran’ın nükleer silaha sahip olmaması hedefine ulaştık. Bir daha asla nükleer silaha sahip olamayacaklar.”
’47 yıllık misaferperverlik sona erdi’
İran’dan Trump’a yanıt geldi. Azizi, X’ten şu açıklamayı yaptı:
“Trump sonunda ‘rejim değişikliği’ hayaline ulaştı ancak bu sefer bölgenin denizcilik rejiminde. Hürmüz Boğazı kesinlikle açılacak ama sizin için değil, İran’ın yeni yasalarına uyanlar için. 47 yıllık misafirperverlik dönemi sona erdi.”
İran Devrim Muhafızları Ordusu savaş sonrası Hürmüz Boğazı’nı ABD, İsrail ve bağlantılı gemilerin geçişine kapatmıştı. İran donanması, boğazdan geçmeye çalışan bazı gemileri füze ve silahlı insansız hava araçlarıyla (SİHA) vurmuştu.
ABD/İsrail-İran savaşı
ABD ve İsrail, 28 Şubat’ta İran hava harekatı başlatmış. Saldırıların ilk gününde İran’ın dini lideri Ali Hamaney öldürülmüştü. Savaş, İran’ın İsrail’e ve ABD üslerine misillemeleriyle bölge geneline yayılmıştı.
Trump, 21 Mart’ta ‘İran’ı yok etmekte olduklarını’ belirterek ‘ateşkes istemediğini’ dile getirmişti. 22 Mart’ta İran’a Hürmüz Boğazı’nı gemi trafiğine açması için 48 saat verip aksi durumda enerji altyapısı vurmakla tehdit etmişti.
ABD başkanı, 23 Mart’ta İran’la ‘düşmanlıklara kesin çözüm için’ yapıcı görüşmeler yaptıklarını, bu nedenle İran’ın enerji altyapısına tüm saldırıları beş gün ertelediğini açıklamıştı.
İranlı yetkililerse ‘ABD’yle hiçbir müzakere yapılmadığı’nı ve konunun ‘finans ve petrol piyasalarını manipüle etmek için kullanıldığı’nı söyleyerek Trump’ı yalanlamıştı.
Trump 24 Mart’ta İranlılarla aktif müzakereler yürüttüklerini belirtip onların ABD’yle bir anlaşmayı çok istediklerini öne sürmüştü. İran Silahlı Kuvvetleri ise ABD’yle müzakere yapmayacaklarını bildirmişti.
25 Mart’ta ABD’nin Tahran’a bir aylık ateşkesi içeren 15 maddelik plan sunduğunu ortaya atılmış, İran bunu reddettiğini duyurarak ateşkes için tazminat ve Hürmüz Boğazı’nın kontrolü dahil ABD’ye beş şart koşmuştu.
26 Mart’ta İran, ABD’nin teklifine verdiği resmi yanıtta savaşın tekrarlanmamasını ve tazminat ödenmesini talep etti.
Aynı gün Trump, İran’ın enerji santrallerine saldırıların 10 gün daha ertelendiğini açıkladı.
Cumartesi Yemen’deki İran destekli Husiler, İsrail’e füze saldırısı düzenleyerek savaşa dahil oldu. İsrail saldırının hava savunma sistemlerince önlendiğini duyurdu.
Öncesinde de Lübnan’daki Hizbullah hareketi, İsrail’e saldırı başlattı. İsrail bunun üzerine Lübnan’a kara harekatı başlattı.
30 Mart’ta Trump İran’daki askeri operasyonları sonlandırmak için ‘yeni ve daha makul bir rejimle’ ciddi görüşmeler yürüttüklerini ve büyük ilerleme kaydettiklerini öne sürdü. Anlaşmaya varılmaması olasılığına karşıysa tehditler savurdu.