AK Parti’nin, arabayı sistemine uygun biçimde kullanmak yerine alelacele kabloları birbirine bağlayıp elektrik akımı sağlamaya yönelik, ‘düz kontağı’ andıran bir yönetim anlayışı var. Kurallara ve sisteme uyarak yönetmek yerine neden ‘düz kontak’? Çünkü kurallı, denetimli yapılarda ne yolsuzluk oluyor ne de rant sağlanıyor… Ne anayasaya ihanet ediliyor, ne demokrasiden sapılıyor. Ağır 2002 krizinin en büyük kazanımı olan Merkez Bankası özerkliğinin yok edilmesi ‘düz kontağın’ en muhteşem örneğidir.
Şimdi aynı ‘düz kontak’ anlayışını Meclis’teki ‘Terörsüz Türkiye’ raporunda görüyoruz. Parlamento çatısı altında devlet, kendi yasa ve anayasalarının uygulanmadığını kabul edip uygulanması için rapor yazıyor, tavsiyede bulunuyor. Raporda ‘doğumdan gelen haklar’ olarak ifade edilen ‘temel hak ve özgürlükler’ zaten anayasanın temelidir… Anayasada açıkça yazılı ‘temel hak ve özgürlüklere dokunulmaz’ deniyor. Ama anayasa uygulanmadı.
Komisyon şimdi diyor ki ‘uygulanmaması söz konusu olamaz’. Ama oldu… AKP, anayasaları ve yasaları askıya aldı. Şimdi acaba Komisyon Raporu ‘rasyonel zemine’ uymak için bir çare mi olacak?