Kürt sorununa dair bir yıldan uzun süredir, asıl olarak ‘kurucu önderler’ arasında yürütüldüğü her kritik anda yeniden ortaya çıkan süreçte ‘yeni aşama’ya geçiliyor. Çünkü sürece bir şekil verip öneri geliştirsin diye kurulan Meclis komisyonu oy çokluğuyla bir ‘ortak rapor’ kabul etti. Öncesinde beklentinin büyük olduğu raporda muhalefet tarafının ‘şerhleri’ne rağmen verdiği evet oylarıyla 47 kabul, bir çekimser ve sosyalist partilerin iki ret oyuyla kabul edildi. Kabul edilen raporun en çok öne çıkan ‘iyi’ tarafı ise Anayasa Mahkemesi (AYM) kararlarının ‘eksiksiz ve etkin şekilde uygulanması’ oldu. İktidar mensubu vekiller, “İktidar Anayasa Mahkemesinin kararlarına uysun” demiş oldu böylece.
Ve herkes biliyor ki iktidar eliyle ülkenin adım adım taşındığı bir ‘büyük değişim’ sürecinin yeni aşamasına gelinmesi söz konusu aslında. ‘Kürt süreci’ de bu büyük değişim sürecinin kilit taşı yapılıyor. ‘Terörü de çözen iktidar’ belki sonra ‘yeni anayasa’yı da yapan? Yeni/yeniden iktidarlaşma süreci böylece örülüyor. Hedef belli: Bir dönem daha ve olabilirse sonra bir dönem daha iktidar.
Komisyon raporunun kamuoyuna açıklanıp oylandığı 18 Şubat günü en azından o kadar önemli bir başka haber daha vardı. Bütün bu anlattıklarımızı da kapsayan çok önemli bir haber. Gündemi sosyal medya belirlediği ve herhalde orada da pek fazla hafıza olmadığından herhalde geldi geçti: Aynı gün ‘kent uzlaşısı’ davasında tutuklu kimse kalmadı.