İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi Mezunlar Cemiyeti her yıl ‘iktisatlılar haftası’ tertipler. Bu yılki toplantı için bir meslektaşımın (ismi saklı kalsın!) ileri sürdüğü başlık tağşiş oldu. Kelime anlamı olarak tağşiş, bir maddenin muhtevasının kurallara ya da mevzuata aykırı oluşturularak, değerinin aşındırılmasıdır. Bu sözcük, AKP’nin yirmi küsur yıllık iktidarı döneminin sonuna doğru gelinirken, bu süre boyunca uygulanan politikalarla toplumun ekonomik ve onun doğal sonucu olarak sosyal ve ahlaki alanlarda tedricen eri(til)mesini yansıtan bir ifade olarak kullanılmasının yerinde olduğu kanaatindeyim.
İktidarın bekası toplumun geleceği pahasına sürdürülmeye çalışılmaktadır. Yaşananların sebepleri halk yığınlarının algılayamayacağı kadar derinden ve zamana yayılı olarak seyrettiği için, yaşanan vahim sonuçlar siyaset alanına yansıtılamamaktadır.
Temel siyasi doku olarak siyasal erkin parlamenter yapıdan uzaklaştırılarak feodalleştirilmesi; bunun doğal sonucu olarak adalet mekanizmasının siyaset karşısında bağımsızlığının eritilerek feodal yönetimin emrine alınması ile hukuk sisteminin derin yara alması; eğitimin sorgulayıcı ve laik olmaktan uzaklaştırılıp dincileştirilerek aydın gençlik yerine itaate hazır askerler yetiştirilmesi yoluna gidilmesi; siyasetin iç ve dış sermayenin baskı ve sömürüsü altında sürdürülerek, geleceğin karartılması, izlenen politikalar sonucunda hızla gelir ve servet değişimi yaşanarak, toplumun büyük kesimi yoksulluğa sürüklenirken seçili azınlığın İsviçre düzeyinde yaşama kavuşturulması vahim bir toplumsal çürüme gerçeğidir.