Kadına şiddet: 25 Kasım anma değil yüzleşme günü

25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü nedeniyle dünyanın birçok ülkesinde kadınlar sokakta. Türkiye’deyse yasaklar var.

Yasaklarla 25 Kasım: Bu kadar mı korkuyorsunuz kadınlardan?
Fotoğraf: Diken

Günün temelini, Dominik Cumhuriyeti’nde diktatör Rafael Trujillo rejimine karşı direnen ve 25 Kasım 1960’ta öldürülen Patria, Minerva ve María Teresa Mirabal kardeşlerin mücadelesi oluşturuyor. Mirabal kardeşlerin öldürülmesinin ardından Latin Amerika ve Karayipler kadın hareketleri, 1981’de 25 Kasım’ı ‘Kadına Yönelik Şiddete Karşı Mücadele Günü’ ilan etti. Birleşmiş Milletler’se (BM) 1999’da tarihi resmen kabul etti.

BM verilerine göre dünya genelinde her üç kadından biri yaşamı boyunca fiziksel veya cinsel şiddete maruz kalıyor. Türkiye’de yapılan araştırmalarsa her 10 kadından yaklaşık dördünün eş ya da partner şiddetine uğradığını ortaya koyuyor.

Uzmanlar, kadına şiddetin yalnızca bireysel bir sorun değil, toplumsal, ekonomik ve sosyal boyutları bulunan ciddi bir insan hakları ihlali olduğuna dikkat çekiyor.

Türkiye’de şiddetle mücadele kapsamında yürürlükte olan 6284 Sayılı Kanun, şiddet gören kadınların korunması, faillerin uzaklaştırılması ve önleyici tedbirlerin alınmasını hedefliyor. Sivil toplum örgütleriyse yasanın uygulanmasında etkin denetim ve kapsamlı politika geliştirilmesi gerektiğini vurguluyor.

Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu’nun verilerine göre 2025 Ocak–Ekim döneminde en az 235 kadın öldürüldü. En az 247 kadın da şüpheli şekilde ölü bulundu. Bu kadınların çoğu yardım başvurusu yapmasına rağmen öldürüldü.

Aktivistler kanunun yanısıra Türkiye’nin İstanbul Sözleşmesi’nde olması gerektiğini de savunuyor. Türkiye, İstanbul Sözleşmesi’nden çekilen tek Avrupa Konseyi üyesi.

Türkiye’de kadınlar güvende hissetmiyor

Borusan Holding’in KONDA işbirliğiyle yaptığı yeni araştırmaya katılan kadınların yüzde 26’sı fiziksel, 14’ü dijital, yüzde 13’ü cinsel, yüzde 10’u ekonomik şiddete uğradığını, yüzde 17’si ısrarlı takibe maruz kaldığını söylüyor. “Yakın çevrenizde şiddete uğradığını düşündüğünüz ama konuşmayan/konuşamayan birileri var mı?” sorusuna kadınların yüzde 28’i ‘Evet’ yanıtını verdi.

Türkiye’deki 18–24 yaş grubu kadınların yüzde 39’u, 25-34 yaşındakilerinse yüzde 32’si şiddete karşı acil çağrı uygulaması kullanıyor. Türkiye genelinde telefonunda acil çağrı uygulaması bulunduran kadınların oranıysa yüzde 22.

Rapora göre dijital mecralarda görünürlük arttıkça, bu mecralar yeni bir şiddet alanı olarak öne çıkıyor.

Kadınların yüzde 14’ü internet, sosyal medya, mesajlaşma gibi dijital ortamlarda şiddete maruz kaldığını belirtiyor. Erkeklerde bu oran yüzde 9. Rahatsız edici bu deneyimler en çok tanımadıkları kişilerden veya anonim hesaplardan (yüzde 20) geliyor. Kadınlarda bu oran yüzde 22, erkeklerdeyse yüzde 19 seviyesinde.

Araştırmaya göre her 100 kadından 18’i daha önce sosyal medya hesabını gizlemek veya kapatmak zorunda kalmış. Bu oran erkeklerde yüzde 9.

Her dört kişiden üçü “Şiddete/tacize maruz kalan kişinin sözüne güvenilmeli” diyor. Genç ve eğitimli kadınlar, bu konudaki değişimin öncüsü olarak konumlanıyor.

Türkiye genelinde kadınların ve erkeklerin yüzde 87’si maruz kalınan şiddeti ve tacizi ifşa etme fikrinde birleşiyor. Genç kadınlarda bu oran yüzde 91, genç erkeklerde yüzde 86.

Künye: Borusan Holding’in 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü için KONDA Araştırma ve Danışmanlık ile yürüttüğü araştırma, 28 ilde, 18 yaş ve üzeri, 1237’si kadın olmak üzere toplam 2452 kişiyle yapılan yüz yüze anket sonuçlarına dayanıyor.

Yasakların gölgesinde

İstanbul Valiliği, kadın cinayetleri artarken, kadın örgütlerinin Taksim’de yürümesini ‘güvenlik’ gerekçesiyle yasakladı. Bölgeye giden ulaşım yolları kapatıldı.

İstanbul Valiliği’nden 25 Kasım’a özel metro yasağı

İstanbul Valiliği 25 Kasım’da Taksim’i yasakladı

Araştırma: Her 10 kişiden yedisine göre kadınlar güvende değil

2024’ün ilk 10 ayında 357 kadın öldürüldü