Görür: Olası Marmara depreminde siyasi ve ekonomik bağımsızlığımızı kaybederiz

Yer bilimci Prof. Dr. Naci Görür, olası bir Marmara depreminde bölge ekonomisinin çökebileceğine dikkat çekerek “Marmara Bölgesi’nin ekonomisi çökerse Türkiye diz çöker, siyasi ve ekonomik bağımsızlığımızı kaybederiz” dedi.

Fotoğraf: AA

Görür, ‘Bursa’nın Depremselliği ve Depreme Dirençli Osmangazi’ söyleşisinde konuştu.

Bursa’nın üzerinde bulunduğu fay sisteminin 7 üzerinde deprem oluşturabileceğini belirten Görür, “İlk olarak yapılacak iş masa başından kalkıp sahaya inmek, altı kişiyle Bursa’yı dirençli hale getirebiliriz” dedi.

Görür, geçmişteki depremlerden ne yöneticilerin ne halkın ders çıkardığını söyledi.

Anka‘nın haberine göre “Bu depremler bizim kaderimizdir diye Allah’a, kendi dinimize iftira attık” diyen Görür, özetle şöyle konuştu:

‘Depreme dirençli kentlerde günlük yaşam bile değişmiyor’

* Bugün Kaliforniya, Japonya, İtalya, Meksika, Çin, Tayvan’da depreme dirençli kentler var. Bizde her büyük depremde 50-60 bin kişi toprağa verirken, depreme dirençli kentlerde 3-5 kişi ölüyor. Günlük yaşam bile değişmiyor. Tayvan’da bizim kadar büyük bir deprem oldu. Yaşam değişmedi. Bizde Güneydoğu’da deprem oldu, iki senedir, hayat durdu. Bursa, depreme dirençli bir kent haline yerel yönetimlerce dönüştürülebilir. Bunu yapabilmek için merkezi hükümet, belediyeler ve vatandaş el ele, omuz omuza vermeli.

‘Kentsel dönüşümü rantsal dönüşüme dönüştürdük’

* Türkiye’de 1939, 1942, 1943, 1957, 1967, 1999, 2003, 2011, 2020 ve 2023 yıllarında yaşanan depremlerde 200 binden fazla insanının hayatını kaybettiği. Ne halk ne de yöneticiler bu depremlerden ders çıkardı. Bu depremler bizim kaderimizdir diye Allah’a iftira attık. Kendi dinimize iftira attık. Bizim dinimizde bilim Çin’de de olsa gidin alın denilmiştir. Bu inanıştaki bir dinde, insanların ölümü kadere bağlanamaz.

* Kendi cehaletimizin, bilim yoksunluğumuzun ve bilime dayalı yaşam tarzı sürmeyişimizin sonuçlarını çekiyoruz. Türkiye Cumhuriyeti, 2011’den sonra deprem konusundaki anlayışı değiştirmiştir, ancak tam anlamıyla değil. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 2011’de kentlerimizi depreme dirençli hale getireceklerini söyledi. Bu söylemden sonra kentsel dönüşüm çalışmaları başladı. Ancak onu da yanlış yaptık ve rantsal dönüşüme dönüştürdük.

‘Eğer böyle olmaz diyorsanız, bu ülke ebediyen adam olmaz’

* Bursa’yı depreme dirençli yapmak için başlangıçta paraya da ihtiyaç yok. İlk olarak yapılacak iş masa başından kalkıp sahaya inmek. Altı kişiyle Bursa’yı dirençli hale getirebiliriz. Bu ekip, belediye başkanı, yönetim koordinatörü, halk koordinatörü, alt yapı koordinatörü, yapı stoku koordinatörü, ekosistem çevre koordinatörü ve ekonomi koordinatöründen oluşacak. Koordinatörler yapılan her işi yönetim koordinatörüne o da belediye başkanına bildirecek. Sonrasında belediye başkanı halka açık basın toplantısı yaparak neler yaptıklarını, ne yapacaklarını, hangi kurumların yardımcı olduklarını, hangi kurumların engellediklerini vatandaşa söyleyecek. Halk da hiç siyaset ve particilik yapmadan, mülkün sahibi olarak gözetim ve denetim işlerini yapacak. Eğer böyle olmaz diyorsanız, ebediyen bu ülke adam olmaz.

‘Deprem bölgesinde ilerlerde kanser hastalıkları artacak’

* Deprem ekosistemin de düşmanıdır. Deprem yeraltı suları da dahil bölgedeki her şeyi bozar. Bursa’da bir deprem olsa yıkılan bina sayısına göre milyonlarca ton moloz açığa çıkar. Kahramanmaraş depremlerinden sonra 300 bin ton moloz açığa çıktı. Bu molozlar iş makineleriyle taşınarak şehirlere yakın noktalara gömüldü. Bu molozların içerisinde asbest, kimyevi maddeler, her türlü metal, patlayıcı ve toksit maddeler bulunuyor. Bu molozların üzerine kar ve yağmur yağdı. Suyla temas eden bu zehirli maddeler süzülerek önce toprağa, sonra yeraltı sularına, daha sonra da göllere ve denizlere karıştı. İnşallah olmaz ama deprem bölgesinde ilerleyen yıllarda kanser hastalıkları, sayısı artacak. Bursa’da bir deprem olursa açığa çıkacak molozları saklayacak usulüne uygun yerler var mı? Bu molozlar izolasyonu yapılmış noktalarda depolanması gerekiyor. Bunun için de hazırlıklı olunmalı.

‘Siyasi ve ekonomik bağımsızlığımızı kaybederiz’

* Bursa’nın ekonomisin çok iyi olduğunu düşünüyorum. Ancak iş dünyası depreme hazırlıklı mı onu bilmiyorum. Deprem sonrasında da üretimi devam ettirebilecek yapıya sahipler mi? Deprem bölgesindeki kentlerdeki iş insanlarının, olası bir depremin ardından da çalışmayı sürdürebilecek hazırlığa sahip olması gerekiyor.

* Bursa’nın iş dünyası depremden bir gün sonra da çalışıyorsa Bursa kendini çok çabuk toparlar. Ekonomisi yerle bir olmuşsa Bursa’da hayat durur. Güneydoğu’da depremden sonra üretim durdu. Deprem bölgesinin ayağa kalktığı falan da yok. Olası bir Marmara depreminde, Marmara Bölgesi’nin ekonomisi çöker. Marmara Bölgesi’nin ekonomisi çökerse Türkiye diz çöker. Siyasi ve ekonomik bağımsızlığımızı kaybederiz. Bunu önlemek için de gerekeni henüz yapmış değiliz.

Naci Görür: Çanakkale’nin zemini çürük

Naci Görür: İstanbul’u 25 senedir depreme hazırlayamadık

Naci Görür’den Ege uyarısı: 7 üzeri depremde tsunami dahi mümkün

Naci Görür ve Celal Şengör’lü beton reklamı: ‘Bu densizlik için yasal yollara başvuracağım’

Naci Görür: Marmara’da her an deprem olasılığı yüzde 47